Her gün 40 milyon BIC
BIC® ürününün kalitesini ve güvenliğini sağlıyoruz
Üretimde eşsiz uzmanlık…
BIC'in üretim süreçleri tüm müşterilere yüksek kalitede ürünler vermek üzere geliştirilmiştir. Bu günlük performans yüksek teknolojide tesis ve ekipmanların, entegre üretim süreçlerinin, iyi eğitilmiş çalışanların ve sıkı bir kalite kontrol sisteminin sonucudur.
... Bir ürünün en baştan en sona kullanım kalitesinde tutarlılık için....
Bir BIC® Cristal® tükenmez kaleminin 2 km'lik yazısının başından sonuna dek aynı kaliteyi elde etmek; bir BIC® Maxi çakmağını en baştan en sona 3,000 kez aynı şekilde ve güvenli olarak çakmak; bir BIC Comfort 3® tıraş bıçağıyla 10 gün rahat bir şekilde tıraş olmak.... bunlar BIC'in müşterilerine taahhütleridir.
Optimal kullanım güvenliği için
BIC® ürünleri mikronlarla ölçülen toleranslara göre üretilmekte ve tüketiciler daha görmeden sayısız testten ve kalite kontrolden geçirilmektedir. Örneğin BIC® cep çakmaklarının herbiri 50'den fazla otomatik kontrolden geçmekte ve herbiri en az uluslararası güvenlik standardı ISO 9994 şartlarına uymakta, ya da aşmaktadır.
BIC® ürünlerinin %79'sı şirketin kendi fabrikalarında, %21'ü BIC'in standartlarına uyan sözleşmeli üreticiler tarafından üretilmektedir.
BIC'in Dünyadaki Konumu
• Satışlar tüm kıtalar genelinde 160 ülkede, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan pazarlarda sürmektedir. • BIC® ürünleri 3.2 milyon perakende noktasında satılmaktadır. • Şirket 9.200 çalışanıyla dünyanın dörtbir yanına yayılmıştır.
Her gün dünyanın dört bir yanında tüketiciler 25 milyon BIC® kırtasiye ürünü satın almaktadırlar.
DELTA
1960 yılında İstanbul’da, üretime başlayan DELTA BÜRO GEREÇLERİ ENDÜSTRİ ZIMBA TELLERİ TİCARET VE SANAYİ A.Ş geride bıraktığımız 52 sene içerisinde sektöründe dünyanın en tanınmış sayılı markalarından biri olmayı başarmıştır.
52 senedir, 45 ülkeye yaptığı ihracatı ile; bugün Türkiye ve Dünya piyasasında tüketici ürün satın alırken marka ve fonksiyonel açıdan bütünleşmiş DELTA marka ürün istemektedir. Bu Marka bilincinin oluşmasında; istikrarlı fiyat politikası, ürün kalitesi ve garantisi, satış öncesi ve sonrası müşteri ilişkileri, koşulsuz müşteri memnuniyetine verdiğimiz önem ve de %100 yerli üretim olması büyük etken olmuştur.
%100 yerli üretim yapılan fabrikamızda, konusunda uzman mühendislerin nezaretinde çalışan deneyimli personelimiz, kalitemizi tastiklediğimiz ISO 9001:2008 kalite çerçevesinde, her yıl yenilediğimiz teknolojimiz ile ihtiyaç duyulan her sektöre yönelik ürünlerimizi pazarın beğenisine sunmak için verimli bir şekilde çalışmaktadır.
DELTA’ NIN temel ilkesi; kaliteli yerli malı üretip, Türk emeğini müşteriye sunmaktır.
Ofis Gereçlerinde, Kırtasiye sektörüne ve bürolara yönelik üretim yapmakta olan firmamızın ürün yelpazesinde; zımba makineleri (telgeçler), delgeçler, her çeşit zımba telleri, ataşlar, takvim altlıkları, mühürlükler, tel sökücüler, Ürün setleri vb. ürünler yer almaktadır.
Sanayi Gereçlerin de ise; firmamız her gün geliştirdiği teknolojisi ile mobilya, döşeme, ayakkabı, palet, mukavva kutu, çerçeve, vitrin gibi sanayi üretiminde kullanılabilecek her türlü ölçüde zımba teli üretmektedir.
EDDİNG
Edding anda, doğal kaynakların dikkatli kullanımı tutum son değişimin ürünü değil, bunun yerine, her zaman bizim kurucuları, Carl-Wilhelm Edding ve Volker D. Ledermann tarafından geliştirilen kurumsal felsefemizin bir parçası olmuştur. Sağ kelime go, bizim aile şirketi başarısının alınan zevk personel ve aileleri için sorumluluk yanı sıra gelecek nesiller için kaynakları korumak için bir taahhüt temel duygusu ile birleştirilmiştir.
Biz şirketlerin artan sayıda bu felsefe paylaşan gerçeğini memnuniyetle karşılıyoruz. Bu kaynaklar ve çevrenin korunması açısından öncü bir rol alarak devam etmek için bize ilham veriyor.Çalışmalarımızın takdir ve kabul edilmektedir Tabii ki, biz Enerji Yüksek Lisans Ödülü örneğin, mutluyuz. Bu faaliyetler kazançlarını arttırmak için hizmet zaman ve, doğal olarak, bu enerji tüketimi ya da bizim EcoLine serisi ve dolum mürekkep gibi çevre dostu ürünlerin başarılı pazarlama ile azalmasına bağlı olup olmadığını, daha iyi. Ancak, yukarıda ve bunun ötesinde, biz sadece ekonomi bir soru değil alanlarda da faaliyet gösteren, örneğin, fotovoltaik tesisler inşa etmek ve kullanılan ürünler geri dönüşüm bizim karar.
Biz personelimiz de yanında son derece gurur duyuyoruz ve aynı zamanda sürekli ileri çevre bilincinin bu anlamda sürücü. Bir kez kombine, büyük bir fark yaratabilir, küçük iyileştirmeler çokluğu, bizim meslektaşlarından fikir ve öneriler dayanmaktadır. Bugün, onları FSC kağıdın her iki yüzüne de, aynı zamanda gereksiz ve şirket kullanılmayan kablosuz fareler tarafından geceleri yanmıyor bu cihazlar bekleme bırakılmış değil emin yazdırmak için tabii ki bir konudur.
Bu şekilde, sürekli iyileştirilmesi ve biz kaynaklarımızı kullanmak şekilde daha dikkat çekici. Bu nedenle okumak bile, bu broşür bir ara rapor olarak görülmelidir ve, umarım, yeni ve geliştirilmiş süreçler ve faaliyetler uygulanmaktadır. Biz yine de biz edding, çevre koruma talimatları almak ne kadar ciddiye gösterecektir inanıyorum. Size ilham için güçlü olmak büyük keyif alacağını ve, özellikle, biz nasıl daha da artırabilir üzerinde fikir ve önerilerinizi almak için sabırsızlanıyoruz.Temasa geçmekten çekinmeyin lütfen!
Ahrensburg Ocak 2012
Ledermann Ortalama (Kurulu Genel)
ESSELTE FİRMASININ TARİHÇESİ
Başlangıç
1913 yılında, grafik ve ilgili alanlarda faaliyet gösteren on üç İsveç işletmesi bir araya gelerek SLT adı verilen bir firma kurdu.
Firma çeşitli firmaları bünyesine katarak büyüdü ve çekirdek faaliyetleri de kitap ciltlerinden kağıt imalatına, kırtasiye baskısından oyun kağıtlarına, haritalara, formlara ve hisse sertifikaları ve bonolar dahil menkul kıymet baskısına kadar her şeyi kapsar hale geldi.
1960’ların başında SLT bünyesinde birbirine rakip çok sayıda operasyon ve ürün vardı ve 1964 yılında çarpıcı bir yapısal değişim dönemi başladı. Benzer faaliyetleri olan bölümler birleşti ve uyumsuz operasyonlar iptal edildi.
1 Ağustos 1970 günü grubun adı Esselte olarak değiştirildi. Yüksek miktarda likidite, geniş borç alma potansiyeli ve kabul görmüş deniz aşırı satın alma programı ile Esselte dinamik bir büyüme dönemine girdi; ilk olarak dünyanın en büyük klasör mekanizması üreticisi olan Benson's International Systems Ltd. satın alındı.
Önemli Tarihler
1976 - Esselte dünyanın önde gelen ABD’li askılı dosya sistemi imalatçısı Oxford Pendaflex Corp. firmasını satın aldı.
1978 - Esselte Meto fiyat etiketi işini de kapsayan San Francisco merkezli DYMO Industries Inc.’i satın aldı.
1981 - Esselte grafik tasarım ve teknik çizim alanında dünyanın önde gelen tedarikçilerinden Letraset Ltd.’i satın aldı.
1990 - Esselte'nin ticari emlakçılık, yayıncılık, perakende kitap satış ve baskı operasyonları satıldı.
1992 - Yıllık Genel Kurulda Esselte’nin borsaya kayıtlı iki ayrı firmaya bölünmesi onaylandı. .
1996 - Esselte ABD’li bir Bilgisayar Ürünleri işletmesi olan Curtis Manufacturing Company’i ve Avusturya’nın en büyük ofis ürünleri tedarikçisi Karl Bene & Co.’yi satın aldı.
1997 - Jan Kvarnström Esselte’nin Başkanı ve CEO’su olarak atandı. Grubun yasal, mali ve işletme yapılarının geliştirilmesi üzerinde durulan yeni bir strateji geliştirildi.
1998 - Esselte Almanya’nın en büyük ofis malzemeleri imalatçısı olan Leitz ve kişisel bilgisayarlar için etiket yazıcısı üreten ABD’li CoStar dahil çeşitli bilgisayar ürünleri ve ofis ürünü gruplarını satın aldı. Nielsen ve Bainbridge işletmeleri elden çıkarıldı.
1999 - Meto işletmesi hissedarlara dağıtıldı. Esselte ofis ürünlerine odaklanan bir firma oldu ve merkez büro da İngiltere’ye taşındı. Anders Igel Esselte Başkanı ve CEO’su tayin edildi.
2000 - Esselte'nin karı artıyor. Temel işletme divizyonları üzerinde giderek daha çok duruluyor ve işletme geliri önemli oranda arttı. Monti baskı işi elden çıkarıldı.
2001 -Esselte işletme ve iş konusunda sürekli iyileştirmeler yaparak ciddi bir duraklamayı atlatıyor. Nakit akışı çarpıcı biçimde artıyor. Letraset grafik işi ve Tarifold dosyalama sistemi işi elden çıkarılıyor. Curtis işi yeniden yapılandırılıyor.
Temmuz 2002 - J.W. Childs firmasının Esselte AB hissedarlarına yaptığı halka arza teklifi Esselte sermayesinin yüzde 97’sini ve oyların da yüzde 97’sini temsil eden hissedarlarca kabul edilince Esselte özel bir şirket oldu. Bu edinimin ardından daha önce Esselte EVP’si olan Magnus Nicolin Başkan ve CEO seçildi.
Mart 2003 - Esselte marka merkezli ambalajlı tüketim ürünleri yöneticilerinden oluşan ekibini kurdu ve pazarlama ve yeniliğe ayırdığı bütçeyi iki katına çıkardı. Esselte bir ofis ürünleri imalatçısı olan Centis Inc. firmasının Tüketim Ürünleri Divizyonunu satın aldı. Bu işlem Centis’in ABD tüketici işletmesinin JM (eski adıyla Joshua Meyers), Duo Tang ve Century Craft, ve Centis Canada (Post Fax.) işinin tamamından oluşan mal varlıklarını kapsıyor.
Ekim 2003 - Esselte Xyron firmasını satın alarak yaratıcı ürünler pazarında uluslararası bir varlık edindi. Xyron sıradan yazıcı çıktısını, dijital resimleri, fotoğrafları ve elle yapılan şeyleri zenginleştirip korumaya yönelik yenilikçi yapışkan uygulama, laminasyon uygulama ve resim transferi ürünleri geliştiren, imal eden ve satan bir firma. Esselte artık genişleyen ciltleme ve laminasyon pazarında global lider rolü üstlenmek için iyi bir konum edindi.
Nisan 2004 - Esselte yedi yıllık, 150 milyon Euro değerinde bono ihracını başarıyla tamamladığını duyurdu. Toplamda 15’ten fazla ülkeden 120 kurum bonoları satın aldı. Bu tekliften elde edilen net gelir ara borçları ödemek ve daha öncelikli banka borçlarını azaltmak için kullanıldı. Bonolar İrlanda borsasından satın alınabilir.
Ağustos 2004 - Esselte Sales Group Europe ile kendi Organizasyon Çözümleri işini birleştirerek Esselte Europe’u kurdu. Bu yeni kurum ortak amaç ve hedefleri olan bölümler arasında işbirliğini sağlıyor.
Kasım 2005 - Esselte DYMO firmasını 730 milyon ABD doları bedelle Newell Rubbermaid’e sattı. Üç kat satış değerindeki bu anlaşma sonucunda Esselte 2002 yılında beri bu işe yaptığı önemli yatırımların faydasını gördü. Satıştan sağlanan gelirle Esselte özel sermayeli JW Childs firması tarafından 2002 yılında borçlanılarak satın alınmasından kalan borcu ödeyecek.
Aralık 2005 - Gary Brooks Esselte başkanı ve CEO’su seçildi. Esselte ofis malzemeleri alanında dünya lideri olma amacına doğru ilerliyor.
Mart 2010 - Esselte Isaberg Rapid firmasını, dünyanın önde gelen zımba üreticisini bünyesine kattı. Isaberg Rapid firmasının Esselte'ye katılmasının stratejik sonuçları arasında Esselte ofis ürünleri ürün gamına kaliteli ve iyi bilinen bir markayı eklemek kadar, Esselte'nin satış kanallarını alet adevat sektöründe ve profesyonel perakende zincirlerinde genişletmek de var. Bu satınalma Esselte'nin ana ürünlerinde güçlenme politikasına uyduğu gibi farklı kanallar ile tüm dünyadaki tüketicilere ulaşma imkanlarını stratejisine de destek vermektedir.
GIPTA, 1984 yılında kuruldu.
Ankara Temelli bölgesinde, 50.000 m2 alanda, 30.000 m2’lik fabrikasında ve İstanbul’daki 10.000 m2 binasında üretim faaliyetini sürdürmekte.
Önceleri promosyon ürünlerinin alım-satımı ile ilgili faaliyet gösterirken, hızla üretime girişmiş ve 1990’ların sonlarında Yönetim Kurulunun aldığı karar ile sadece kağıt ürünler imal ederek sevdiği konuda ihtisaslaşmayı seçmiştir.
Çeyrek asrı geçmiş bir süredir GIPTA, hep daha iyiyi, hep yeniyi üretirken teknolojinin sağladığı imkanları geniş makine parkına yansıtmayı ilke edinmiştir. 300 kalifiye ve tecrübeli çalışanı ile sizlere yüksek / standart kaliteyi ve hizmeti sunmak amacıyla yoluna devam etmektedir.
GIPTA, kağıt ürünleri konusunda sektörünün önde gelen kuruluşudur; ‘Promosyon’ , ‘Kırtasiye’ ve ‘Ambalaj’olarak üç ana sektörde faaliyetlerini sürdürmektedir. Tüm bu sektörlerde de ‘GIPTA’ ismi bir markaya dönüşmüştür. Promosyonda Türkiye’nin ilk bin firmasına hizmet ve ürün vermekte iken, kırtasiyede kendi ürünleri 10.000’den fazla satış noktasında alıcıları ile buluşmaktadır.
Sadece Ankara fabrikasında günde 50.000 dikişli, 50.000 spiralli 100.000 cilt üretebilecek kapasitededir.
GIPTA, yenilikçi anlayışını sadece ürünleri üzerinde değil, Üretim, Kalite Kontrol ve Lojistikte yenilikçi çözümarayışlarında da yoğunlaştırmaktadır.
GIPTA, müşteri memnuniyeti ve yenilikçiliğin, çalışanlar ve eğitimleri konusundaki cesur seçimlerin, üretimi artırmak için bilgi ve iletişim süreçlerini modernleştirmenin ve ileri teknolojiye ve makineleşmeye sürekli yatırım yapmanın bir sonucu olduğunun bilincindedir.
Ürünlerimiz ve yaptığımız iş için hissettiğimiz güçlü tutku, pazarın dikkatli analizi ile ihtiyaçların ve eğilimlerin belirlenmesi kalite anlayışımızın birer parçasını oluşturmaktadır. GIPTA sektöründe büyüklük ve yenilikçilik açısından lider kuruluştur. Kullandığımız hammaddeler, malzemeler, grafik tasarım, yönetim sistemimiz ve pazarlama unsurlarımız kültürümüzün kritik bakış açısını oluştururlar. Tüm Gıpta ürünleri, bu kültür ile yoğurulduğunda, şüphe götürmez bir tasarım çizgisine ve üretim kalitesi standardına sahip olurlar.
Bir ürünün içeriği, malzemesi ve hatta tasarımı, o ürünün makul sürelerde ve uygun maliyetlerdeüretilmesinde, ayrıca sonuç olarak prestijli ve yeni bir ürün haline gelmesindeki ana faktörlerdir. GIPTA sizin seçimlerinize, ihtiyaçlarınıza cevap verecek ve beklentilerinizin üzerinde ürünler yaratacak yetkinliktedir.
GIPTA temel ilkelerinden birisi de, yeni teknolojinin hız ve faydalarının GIPTA ürünleri kullanıcıları yararına kullanılmasını sağlamaktır. Bu yüzden GIPTA'da yeni teknoloji yatırımlarının sonu yoktur. Her gün ve durmaksızınteknolojiyi takip eder ve güçleri arasına katar.
Üretimlerin aksaksız yürümesi,kullanılan ERP sistemi sayesinde gerçekleşir. Kaynak ve üretim planlaması teslim tarihine tam uyumu sağlar.
Her üretim birimi sonunda kurulu kalite kontrol ekipleri ise sipariş miktarı gözetmeksizin birinci ve sonuncu ürünün aynı kalite standardında olmasının garantisidir.
Deneyimli, uzman ve yaptığı işe kendini adamış nitelikli kadrosu ile GIPTA her gün 50.000 iplik dikişli, 50.000 spiralli olmak üzere 100.000 cilt üretebilir.
GIPTA ülke çapında yaygın faaliyet gösteren 25'in üzerinde satış personeli, satış personeline ve müşterilerimize yol gösterip destek olan deneyimli satış yöneticileri ve satış destek personeliyle mükemmeli arayan bir hizmet vermektedir.
Sadece Türkiye'de 10.000'den fazla noktaya ulaşan hızlı ve güvenilir satış ağı, gücünü firmaları bizzat yerinde ziyaret eden, online el terminalleriyle aldığı siparişi anında fabrika sevkiyat yönetimine entegre ederek mümkün olan en kısa zamanda ve hatasız olarak teslim edilmesini sağlayan deneyimli,dinamik satış ekibinden alır.
GIPTA pazarlama ekibi her sene inovasyon kadrosunun geliştirdiği yeni ürünleri, müşterilerle buluşturarak doğru ürünün doğru yerde doğru müşteri kitlesine ulaşmasını sağlar.
Güvenilir, güleryüzlü, hızlı ve kaliteli hizmet anlayışı GIPTA'nın olmazsa olmazlarındandır.
El terminalleriyle online olarak GIPTA fabrikaya entegre olan siparişler, GIPTA'nın güçlü Depo Yönetim Sistemisayesinde hızlı ve yüksek doğrulukta sevk edilir.
2000'i aşkın stok kodunda ürün, bu sistem ile kolilenip raflardaki adreslerine yerleştirilir. Yıl boyunca stoktan eksilmeden sevkiyata hazır ürünler, istek anında GIPTA depo el terminalleriyle barkodlama sistemimiz sayesinde hatasız ve hızlı olarak adreslerinden toplanır, paletlenir ve sevkiyata hazır hale getirilir. Güçlü sevkiyat ağı sayesinde en kısa sürede müşterinin adresine ulaştırılır.
Tüm bu süreçler hız, kararlılık ve minimum hata için GIPTA'ya özel olarak optimize edilmişlerdir.
Amacımız kaliteli hizmet anlayışımızı GIPTA'nın her biriminde kararlılıkla uygulamak ve müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmaktır.
MAS OFİS KIRTASİYE
MAS, yaklaşık 40 yıllık deneyimiyle kırtasiye söktörüne hizmet veren köklü bir kuruluştur.
Dünyanın 35 ülkesine ürünlerini ihraç eden MAS, global kırtasiye pazarında tanınan bir üretici ve marka haline gelmiştir.
Kullanıcılarında alışkanlık yaratmış olan klasik ürünlerinin yanısıra, yaratıcı tasarımcıların yenilikçi çözümleriyle geliştirilen yeni ürün grupları ile de bir ofiste ihtiyaç duyulan her türlü malzemeye, MAS ürün yelpazesinde bir karşılık bulabilirsiniz.
PRİTT
Hakkımızda
1969 yılında Henkel, ruj aplikatörlerinin “bükme kolaylığı” ve rahatlığı üzerinde çalıştıktan sonra, dünyanın ilk Glue Stick’i icat etti. O zamandan beri, yapıştırıcı dünyası hiçbir zaman aynı olmadı; tüketiciler nihayet temiz ve elverişli bir yapıştırma yöntemine kavuştu!
İlk “tüp halinde yapıştırıcı”nın piyasaya sürülmesinden sonra 30 yıldan uzun süredir, Henkel, 121 ülkede 1 milyardan fazla yapıştırıcı çubuğu satmıştır ve bu, Pritt’in gerçek bir uluslararası marka olduğunu göstermektedir.
1971 yılında Pritt, 38 ülkede satılmaya başladı.
1995 yılında Henkel, rulo işini Alman firması Pelikan’dan satın almıştır. Dünyanın bir numaralı yapıştırıcı imalatçısı olarak liderliği altında, Henkel, rulo aralığını, düzeltme ve yapıştırma için yeni, kompakt ve ergonomik tasarımları içerecek şekilde genişletmiştir.
Diğerleri yeni Binyıla BÜYÜK bir şekilde girerken, Henkel, 2000 yılına, tek bir karakter düzeltmesi için en küçük genişliğe sahip correction pen’I piyasaya sürerek girdi. Artık en küçük hatalar bile yalnızca bir kalem darbesiyle çabucak kapatılabiliyor.
Pritt yalnızca uluslararası bir marka değil, Mart 2001’de Pritt’in “Evrensel” bir marka olduğu gerçek anlamıyla görüldü! 17 Mart 2001’de saat tam 09:23’te Kazakistan’daki Baykonur Kozmodomu’ndan, Uluslararası Uzay İstasyonuna (ISS) bağlı olarak, Pritt ürünlerinin olduğu bir kargo taşıyan bir Soyuz roketi hareket etti. Gemide, ISS’nin Kumandanı Rus Kozmonot Yury Usachev, Pritt ürünlerini şahsen test etti. Sıfır yerçekiminde ve uzayın diğer ekstrem koşullarında günlük ihtimamlı kullanımı üzerine, Pritt’e resmi “Uzay Dayanıklılık Kalitesi” üstün mührü verildi.
KidsArt, kapsamlı ustalık ürünü aralığımızdır. Sonuncu ama hiç de küçük olmayan yeni ürünümüz ise Refill Rollers’tır (Yapıştırma ve Düzeltme): bunlar daha küçük, daha iyi ve %17 daha uzun bir bant içermektedir.
Pritt, Correction Comfort Roller ürününü piyasaya sürerek, tüketicinin yana doğru eğimleri bile düzeltmesini sağlamaktadır ve rulo ürün aralığının sürekli gelişimi karşılığını vermektedir: Correction Comfort Roller, “Yılın Ürünü” (FVKK) yenilik yarışmasının galibi Glue Compact Roller ürününün başarısını takip etmektedir. Eşsiz tasarımı sayesinde, yana eğim düzeltme ürünü Pritt Correction Roller, “2005 kırmızı nokta tasarım ödülü”nü kazanmıştır.
Yeni bant ürün aralığını piyasaya süren Pritt, bandın başlangıcını aramak, yeniden dolumun güç olması ve yapıştırıcının kayması gibi çok sayıda tipik bant sorununu çözmektedir. Pritt bant grubu, akıllı çözümler, çok yönlü uygulamalar ve çarpıcı yapıştırıcı özellikleri (kristal şeffaflığında ve görünmez!) ile sizi cezbeder.
Hakkımızda
Türkiyede’ki kalem pazarında hem bir üretici hem de dünya çapında önemli markaların distribütörü olarak liderliğini sürdüren Scrikss 1963 yılında kuruldu. Üretici kimliğiyle “ilk” leri gerçekleştirirken, distribütörlüğünü yaptığı Cross, Tibaldi, Greenwitch, Travel Blue markaları ile ürünlerini çeşitlendirdi.
Ispanyol kökenli olan Scrikss kelimesi Katalan dilinde yazmak anlamına gelen “Escriure” sözcüğünden türetilmiştir. Scrikss’in kuruluş manifestosunda nitelik ve tüketici haklarına saygı ön sırayı alır.
Ucu dışında tamamı yerli üretim olan ilk Türk dolma kalemi 1966 yılında Scrikss tarafından üretilmiştir. Bunu 1968 yılında masa takımı ve stiloforu ile, yine bir İspanyol şirketi olan Inoxcrom’un işbirliği ile üretilen, dev hazneli refillere sahip krom tükenmez kalemleri izledi. 1974’de Jif-Waterman dolmakalemlerinin Türkiye üretim lisansı Scrikss’e verildi ve Waterman dolmakalem kartuşlarıyla mürekkebi Scrikss tarafından üretildi. 1981’de paslanmaz çelikten ilk “Fine Liner 22” ince uçlu yazı kalemi, 1993’de ilk mekanik 0.7 kurşun kalem piyasaya sunuldu. 2008 yılında Ice, Promatic ,ScriksSimo gibi mekanik kurşun kalemler, Duopen, Fluorescent gibi markerlar ve Proxi, Hybrid gibi son teknoloji ürünleri, City gibi ofis araç ve gereçleri ürün yelpazesine eklendi. 2009 yılında özel deri aksesuarların tasarım ve üretimine başlandı.
Scrikss 1984 yılından beri Amerika’nın en büyük kalem firması olan Cross’un distribütörlüğünü yürütüyor. Distribütörlüğü daha sonra alınan İtalyan Tibaldi markası, Merscedes Benz, Jaguar gibi koleksiyon kalemlerini lisanslı olarak ve sınırlı sayıda üretiyor. Greenwitch markası ajanda ve not defterleriyle, Travel Blue markası ise yolculuk malzemeleri ile Scrikss koleksiyonunu tamamlıyor.
Scrikss kırtasiye pazarına üretim dışında kattığı yeniliklerle de dikkati çekmiştir. Örneğin dolmakalemlere garanti verilmesini ilk olarak Scrikss başlattı. Önce bir yıllık olarak verilen bu garanti 1982 yılından itibaren ömür boyu garanti olarak değiştirildi. Ayrıca, Türkiye’de ilk vitrin düzenleme yarışmasını ve ilk endüstriyel kalem tasarım yarışmasını Scrikss düzenledi.
1993 yılında kaliteli yazı araçları dalında Hollanda’da kalite ödülünü kazandı. Aynı yıl Frankfurt ve Moskova fuarlarına katılarak Türkiye’yi başarıyla temsil etti.
2007 yılında Oskar Dış Ticaret grubunun %50 hisselerini satın almasıyla güçlenen Scrikss, o yıldan beri hedeflerini büyüterek ürünlerinin sayısını artırmış ve ihracata başlayarak dış pazara açılmıştır.
Serve Kırtasiye Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Serve)
5 Milyar TL. sermaye ile 26 Nisan 1996 tarihinde kurulmuştur. 1997 yılı sonuna kadar ortaklarının yönetimindeki Eray Dosyalama Aksesuarları A.Ş. ve Sit Büro Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'nin ürettiği ve ithal ettiği ürünlerin yurt içinde ve yurt dışında pazarlamasını yürütmüştür.
1997 yılı haziran ayında, Atatürk Hava Limanı Serbest Bölgesi'nde Serbest Bölge Faaliyeti ruhsatı alınmış ve Serve'ye bağlı bir şube faaliyete geçmiştir. Serbest bölge şubesinin açılmasından itibaren daha önce Eray ve Sit üzerinden gerçekleştirilen ithalat işlemleri Serbest Bölge Şubesi üzerinden geçirilmeye başlanmıştır.
Serve'nin kuruluşundan itibaren, ana ithalatçı ve Tombow grubu ürünleri imalatçısı olan Eray ile dosyalama grubu ürünleri imalatçısı Sit süratle bayilik taşkilatını kurarak bir pazarlama şirketi olarak örgütlenen Serve'nin tedarikçisi olmuşlardır. 19 Aralık 1997 tarihinde, Serve, Sit ve Eray şirketleri Serve Kırtasiye Sanayi ve Ticaret A.Ş. çatısı altında Türk Ticaret Kanunu'nun tasfiyesiz infisah hükümlerine göre birleşmişlerdir.
14.01.2004 tarihinde SV Dış Ticaret A.Ş. kurulmuştur. 3.06.2007 tarihi itibariyle Serbest Bölge Şubesi kapatılmıştır.
Serve, kendi markaları ve diğer uluslararası tanınmış markalarla satış yapmaktadır.
FİRMAMIZIN VİZYONU
Ofis ve okul yaşamında hayatı kolaylaştırmak verimliliği arttırmak amacı ile ihtiyaç duyulan ürünlerin dağıtımını en uygun şartlarla tüketiciye ulaşmasını temin etmektir. Bunu gerçekleştirirken müşterilerimizin, hissedarlarımızın ve çalışanlarımızın memnuniyetini temin edebilen büyük şirket olmaktır. Bunu başarabilmek için alınması gereken yol aşağıdaki gibi olmalıdır.
Mevcut temsilcilikler ile ilişkiler sağlam hukuki temellere oturtulmalıdır.
Serve markalı ürünler, temsilcisi olduğumuz ürünlerle birlikte adım adım piyasaya sunulmalıdır.
Serve dağıtım ağını güçlendirmeli ve doğrudan kontrol edilebileceği mekanizmaları kurmalıdır.
Serve, kırtasiye ve ofis malzemelerinde Türkiye’ de en büyük isim olabilmelidir. Sektörün ana tedarikçisi olmalıdır.
Faaliyetlerini sürdürürken ve büyütürken öz kaynaklarını da sürekli yükseltebilmelidir. Bir yandan karlı olmalı diğer yandan sermaye artırımları ile yatırımları finanse etmelidir.
Serve’ nin Türkiye’ de doğrudan kontrol edebildiği dağıtım mekanizmalarını kurması tamamlandıktan ve Serve markalı ürünler piyasaya oturduktan sonra doğrudan ya da dolaylı olarak dış dünyadaki yatırımcılarla temasa geçilmelidir. Yabancılara doğrudan hisse satışı yapılabileceği gibi dış borsalara açılmakta mümkündür.
Türkiye’ de dağıtımı kontrol eden bir mekanizma kurulduktan sonra yatırımlara yurt dışında devam edilmeli ve aynı mekanizmaların dış dünyada kurulması hedeflenmelidir.
Firmamızın bu vizyona ulaşmasında ortaklar arası, firma içi ve firma dışı ilişkilerde temel alınacak husus dahili ve harici hukuk düzeninin üstünlüğüdür. Hedefe ulaşırken hiçbir spekülasyon ve manipülasyona yer olmayıp kurulacak hukuk düzeni esas alınacaktır. Hiçbir ortak, çalışan, bayi, distribütör yada müşteriye ayrıcalıklı davranılmayacaktır. Serve’ nin vizyonunda “ taahhütlerini yerine getiren firma” imajı en önemli unsurdur. Vizyonumuzun ikinci ve daha önemli unsuru ise “ hedeflerini yakalayan firma” imajının yaratılmasıdır.
________________________________________
FİRMAMIZIN MİSYONU
Türk Kırtasiye ve ofis malzemeleri sektörünün uluslar arası seviyede rekabet edebilirliğini ve sürekli gelişmesini sağlamak amacı ile, kurumsallaşma ve markalaşma yönünde örnek teşkil edecek oluşumlarla mükemmelliği birlikte sağlamak, ülke ekonomisine ve gelişimine katkıda bulunmaktır. Bu misyonu yerine getirirken;
Temsilcisi olduğumuz firmalara olan yükümlülükler tam olarak yerine getirilmeli, ilişkiler sağlamlaştırılmalıdır. Bu dönemde istikrarın yakalanması temsilcisi olduğumuz firmaların Serve’ ye olan güvenini olumlu yönde etkileyecektir. Serve’ nin Türkiye’nin genel ekonomik durumunun bozuk olduğu dönemde sağlıklı bir yapı içinde büyüdüğü, taahhütlerini bu dönemde bile tam ve kusursuz yerine getirebildiği gösterilmelidir.
Çalışanlarımızın firmanın doğru yönetildiği, geleceğe emin adımlarla ilerlediği, gerek mesleki ve gerekse maddi anlamda geleceklerini Serve’ de görmeleri gerektiği vurgulanmalıdır.
Pazardaki firmalara ekonomik krizin en yoğun olduğu günlerde bile güçlü bir Serve olduğu imajı verilmeli, Serve’ nin doğru yönetildiği, Serve’ yle çalışmanın bir prestij kaynağı olduğu, Serve’ nin bir kazanç kapısı olduğu vurgulanmalıdır.
Ortaklarımıza olan taahhüdümüz Serve’ nin istikrarlı bir büyüme içinde olmasıdır.
Ortaklarımızın Serve’ ye olan yatırımlarının en büyük krizlerde bile zarar etmeyeceği, Serve’ nin kazançlı bir yatırım olduğu imajı verilmelidir.
Tüketicilere, Serve ürünlerinin kaliteli ürünler olduğu vurgulanmalıdır.
Bütün bu görevleri yerine getirirken şirketimizin temel prensibi ekip çalışmasıyla, belirlenen kurallara bağlı disiplinli bir çalışma ortamında öz kaynaklarıyla çalışmak, gerçekleştiremeyeceği taahhütlere girmemek, prestij yatırımlarından kaçınmak, varlıklarını korumak, aktif kalitesini sürekli yüksek tutmak olmalıdır. Firmanın itibarını ya da çalışanlar arasındaki ve pazardaki ahengi bozacak her türlü davranıştan uzak kalınmalıdır.
________________________________________
FİRMAMIZIN DEĞERLERİ
Mükemmele ulaşmak, çağın gereklerine uyabilmek için değişimin önemine inanmak ve sürekli gelişmeyi hedeflemek,
Yüksek performansı sağlayacak olanak ve ortamları yaratarak motivasyonu, yaratıcılığı ve konularında uzmanlığı yüksek, ekip çalışmasına inanan elemanlarla çalışmak,
Müşteri ve Pazar odaklı düşünmek, kaliteli kusursuz hizmet vermeyi kader ortaklığı saymak,
Bilgi ve deneyimlerin paylaştıkça çoğalacağına, sorunların ve olumsuz sonuçların paylaşıldıkça azalacağına inanmak,
Kuruluşumuz içi ve dışındaki ilişkilerde; karşılıklı haklara saygılı, mevcut anlaşmalara, yasalara ve etik değerlere uygun davranmayı , her konuda dürüst olmayı, saygıyı, sırdaşlığı ve şeffaflığı temel ve vazgeçilmez prensiplerimiz olarak kabul etmektir.
KISA VADELİ HEDEFLER
Kısa vadeli hedeflerimiz;
Şirkette kurumsal yapıyı oturtmak, takım ruhunu yaratmak,
Şirketin mevcut anlaşmalara, prosedürlere ve bütçeye uygun çalışmasını temin etmek,
Temsilcisi bulunduğumuz markaların dağıtımını en mükemmel şekilde gerçekleştirmek, satış noktalarında gerekli ve yeterli penetrasyonu sağlamak, tüketici tarafından istenirliği temin etmek, bu markalarda lider olmak,
Mevcut üretim olanaklarımızı % 100 kullanmak, bunu başaramıyorsak sadece başarabildiğimiz üretime odaklanmak, diğer üretimlerden hızla vazgeçmek,
Şirketimizin üretici kimliğinden daha çok distribütör kimliğine ağırlık vermek,
Bütçe takibinin ve denetimin her konuda ve ayrıntıda sıhhatli yapılabileceği bir bilgisayar sisteminin oluşturulması,
Temsilcisi olduğumuz markaların da desteği ile İş Ortaklarımızla ilişkilerimizi sıklaştırıcı, güven ve ortak çalışma isteklerini arttırıcı aktiviteler geliştirmektir.
________________________________________
UZUN VADELİ HEDEFLER
Uzun vadeli hedeflerimiz;
Sahibi olduğumuz markaların yanı sıra sadece ürün değil, Kırtasiye ve Ofis Malzemelerinde komple bir sistem ve konsept satmak. Franchise veren ve Türk Kırtasiye ve Ofis Malzemeleri Sektörünün çağdaşlaşmasını da sağlayacak sistemi gerçekleştirmektir.
SEKTÖRÜMÜZÜN POTANSİYELİ
Sektörümüz ürün çeşitliliği, pazarın büyüklüğü ve gelişmekte olan ekonomimizle birlikte değerlendirildiğinde umut vermektedir.
Ülkemiz genç bir nüfusa sahiptir ve halen yaklaşık 15-16 milyon öğrencimiz bulunmaktadır.
Diğer taraftan müteşebbis, yeniliklere açık, risk alan, üretimi ve tüketimi seven bir sosyo ekonomik yapıya sahibiz.
Pazar olarak, bu özelliklerimizle dünyadaki bir çok ülkenin nüfusunu aşan bir potansiyelimiz bulunmaktadır.
Şirketimizin üyesi bulunduğu TÜKİD (Tüm Kırtasiye Sanayicileri İthalatçıları İhracatçıları ve Toptancıları Derneği) verilerine göre perakendeciler dahil sektörümüzde 30.000 firma bulunmaktadır.
Sektörümüzde 120 civarı yerli üretici, 10 civarında yabancı üretici, yaklaşık 200 ithalatçı firma mevcuttur.
Sektörümüzde yaklaşık 500 marka bulunmakta olup bu markaların % 80’i yabancı markalardır.
Sektörümüzde İMKB’de işlem gören iki adet halka açık firma bulunmaktadır.
Sektörün büyüklüğü yaklaşık 1,5 milyar USD‘dır.
İthalat ağırlıklı olan sektörümüzde Alman, Avusturya, Amerika, Kanada, Çin, İtalyan, Fransız, Japon ve Uzakdoğu şirketlerinden ithalat yapılmaktadır.
SEKTÖRÜN GÖRÜNÜMÜ VE PROBLEMLER
Sektörümüz pazarımızın bu potansiyelini yeterince tatmin edebiliyor mu sorusuna belki “evet” diyebiliriz. Ancak sektör mensuplarının tatminine geldiğimizde aynı cevabı vermek biraz zor. Çünkü marka gücünden yoksun sektör mensupları, gelişmiş rakipleriyle tek başlarına mücadele etmekte ve önemli bir bölümü de günü kurtarmak peşindedir. Bu durumun iki ana nedeni bulunmaktadır.
Birincisi; sektörde sermayesiyle iş yapan, yaptığı işle orantılı bir sermayeyi işine bağlayan çok fazla firma bulunmamaktadır. Bunlar büyük üretici ve distribütör firmaların kendilerine tanıdığı kredilerle ayaktadurmaktadır. Dolayısıyla, ekonomik çalkantılardan anında etkilenip, durumlarını kredi verenlere yansıtmaktadır. Sürekli ayakta kalma çabası içindeki bu firmalar çok sıkışınca yeni bir işletme açıp eskisini tasfiye derek işe devam etmektedirler. İkinci ve belki daha önemli bir neden ise, kurumsallaşamamaktır. Bir çok sektör mensubunun, yanında personel çalıştırmasına rağmen satın almadan, satışa ve sevkiyata, tahsilattan muhasebeye kadar, her işin içinde olduğu görülmektedir. Günlük sıkıntılardan yada iş akışından sıyrılıp olaylara tepeden bakarak, işletmesini sevk ve idare eden yönetici ve iş sahibi sayısının fazla almadığı görülmektedir. Ekonominin canlandığı dönemlerde bu patron/ yöneticiler, işlerine değil kendilerine yatırım yapmaktadır. Ekonominin daraldığı dönemlerde ise iş yerleri kapatılmaktadır. Bu firmalarca, ana amaç iş yerinin sürekliliği ve istikrarlı kazanç değil, mevcut kazanımları koruyabilmek olarak görülmektedir.
Yukarıdaki tespitleri üretici ve distribütör yapıları için de yaygınlaştırmak mümkündür. Satabileceğinden fazlasını üreten, yine satabileceğinden fazlasını ithal eden firma sayısı hiç de az değildir. Bunlar da malisektörün gayri nakdi kredisiyle işlerini yürütmektedirler.
Dolayısıyla sektörde sürekli fiktif bir büyüme oluşmaktadır. Hem ana üretici ve dağıtıcılar, hem de toptancı ve perakendeciler, geçmiş enflasyonist dönemlerin tecrübeleri ışığında stok yapmaktan çekinmemektedir.Oysa enflasyonun etkilerinden arındırılmış hesaplara bakıldığında, büyüme değil günden güne erimenin olduğu görülmektedir. Diğer taraftan sektörde bir uzmanlaşma olmaması, herkesin her istediği malı getirebilmesi, satış kanallarında özellikle vade bazında sorunlara yol açmakta, sektörde vadeler giderek uzamaktadır.
SAHTE VE TAKLİT ÜRÜNLER
Kamuoyunca tepkisiz kalınan hususlardan birisi de, sahte ve taklit ürünlerdir. “Sahte ürün” marka ve endüstriyel tasarım hakkının aynı anda ihlal edilmesi suretiyle, mevcut orijinal bir ürünün birebir aynısının piyasaya sürülmesidir. Orta düzey bir tüketicinin, ambalajına bakmak suretiyle ayırt edemeyeceği bir sahtecilikle, tüketiciye kalitesiz ürün satılmasıdır. Orijinal ürünün birebir aynısı olmamakla birlikte, tüketiciyi renk, biçim, harf v.b. surette yanılgıya düşürmek suretiyle orijinal ürün aldığı izlenimini doğuracak ürünler de sahte ürünler kapsamındadır. Sahte ürünün en büyük zararı tüketicinin üründen beklediği faydayı sağlayamaması ve tatmin olamamasıdır.
“Taklit ürün” ise daha çok tescilli bir endüstriyel tasarım hakkının ihlal edilmesi suretiyle, biçim olarak orijinal ürüne benzeyen ve tüketicinin ya da perakendecinin ayrım yapabilmesinin çok zor olduğu ürünlerdir. Taklit ürün pazarda mukayeseli olarak pazar payını elinde bulunduran markayla rekabet etmek suretiyle, hak sahibine zarar vermektedir. Sahte ve taklit ürünlerin verdiği en büyük hasar, marka imajının zedelenmesidir. Tüketicinin aldığı üründen beklediği faydayı elde edememesi, uzun vadede, çok büyük emek ve sermayeyle oluşturulan markanın yaralanması sonucunu doğuracaktır. Bunun doğal sonucu, markanın zaman içinde pazar payını kaybetmesidir. Görüldüğü üzere sahte ve taklit ürünler, hem tüketiciye, hem üreticiye, hem de ekonomiye aynı anda hasar vermekte, kayıt dışı ekonomiyi besleyerek haksız kazanç doğurmaktadır.
SAHTE VE TAKLİT ÜRÜNLERLE MÜCADELEMİZ
Bundan üç yıl önce özellikle tüketici ve perakendecilerden ürün kalitesinin düşmeye başladığı yolundaki şikayetlerin incelemeye alınması neticesinde, pazarda bizim üretmediğimiz ürünlerle karşılaşılmıştır. Bu durum öyle yoğunluk arz etmiştir ki polisiye tedbirlerle problemin çözülemeyeceği görülmüştür. Çünkü fikri ve sınai mülkiyet hakları konusunda ne tüketiciler, ne de perakendeci ve toptancılar yeterince bilgi sahibiolamamış, toplumsal bilinç oluşmamıştır. Diğer taraftan sorunun halli konusunda adli ve zabıta teşkilatlarının çalışmaları da, yine konuda uzman memurların olmaması ve o dönemde fikri ve sınai mülkiyet haklarımahkeme-sinin yeni olması nedenleriyle etkisiz kalmıştır.
Tüketici ve perakendecilerce “sahte“ olduğu ihbar edilen ürün, şirketimiz cirosunun yarıdan fazlasını oluşturan TOMBOW markasıyla ürettiğimiz “versatil kalem uçları” (min) üzerinde yoğunlaşmıştır. Avukatlarca yapılan baskınlarda ele geçirilen sahte ürünlerin adetsel büyüklüğü, şirketimizin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden birinin “SAHTE” ürünler olduğunu ortaya koymuş, diğer taraftan da bu durum markamızın pazardaki gücü konusunda fikir vermiştir. Sadece sahte ürünlerle etkili bir mücadelenin, şirket ciroları üzerinde gözle görülür etkileri olacağı anlaşılmıştır. Konu, temsilcisi olduğumuz Japon TOMBOW firmasına aktarılmış ve Türkiye’ de “sahte ürün’’le yapılacak mücadelede hak sahibinin de tam bir mutabakatı ve desteği sağlanmıştır.
Sorunla mücadele etmek amacıyla, aşağıda sıralanan tedbirlerin uygulanması yönetim kurulumuzca karara bağlanarak süratle uygulamaya geçirilmiştir.
Öncelikle fikri ve sınai mülkiyet hakları konusunda her türlü mecra kullanılmak suretiyle kamunun bilgilendirilmesi,
Sahte ve taklit ürünlerle orijinal ürün arasındaki farklılıklar konusunda tüketici ve perakendecilerin bilgilendirilmesi,
Perakendecilerin baskınlar neticesinde uğrayabilecekleri kanuni takipler konusunda ve bunların maddi ve cezai müeyyideleri konusunda bilgilendirilmesi, ürün ambalajlarının sık aralıklarla değiştirilmesi,
Sahte ve taklit ürünlerin yurda girişinin engellenmesi amacıyla Gümrük teşkilatıyla işbirliğine gidilmesi,
Nihai tüketicinin orijinal ürünü kolayca algılayabilmesini temin edebilmek amacıyla, taklidi mümkün olmayan hologram uygulamasına geçilmesi.
Yukarıda ayrıntısını belirttiğimiz yönetim kurulu kararı çerçevesinde, hedef kitlemizin takip ettiği gazete, dergi, televizyonlarda “Orijinal Ürün Kullanın” kampanyamız hayata geçirilmiş ve tüketici bilinçlendirilmiştir.
Ürün ambalajlarımız değiştirilerek piyasadaki eski ambalajlı ürünlerimiz yeni ürünle değiştirilmiştir. Hologram uygulamasına geçilmiş ve bu çalışmaların sektörümüze anlatılması amacıyla Road Show gerçekleştirilmiştir. Sahte ve taklit ürünün yurda girişinin engellenmesi amacıyla Gümrük Kanunu’nun “Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları”nı düzenleyen hükümlerinden yararlanarak, mücadele gümrük kapılarına yaygınlaştırılmıştır. İki senelik çalışmalarımız ilk kez 2003 ve 2004 sezonunda etkisini çok güçlü bir şekilde göstermiştir. Çalışmalarımızın neticesinde özellikle “Tombow Min”de taklit ve sahtenin önüne geçilmiş ve bu durumun cirolarımıza güçlü bir katkısı olmuştur. Sahte ve taklit ürünle yapılan mücadelenin sonuçlarını sadece cirolara bakarak değerlendirmemek gerekir. Bir yandan da dürüst satıcıların farkında olmadan sattıkları sahte ve taklit ürünlerden dolayı karşılaşabilecekleri ithamların önüne geçilmiştir. Diğer taraftan tüketicinin güveni yeniden kazanılmıştır. Sahte ve taklit ürün pazarı, kayıt dışı bir pazardır ve sergilendirilememektedir. Mücadelemizin bir diğer toplumsal kazancı ise pazarımızı meşru bir zemine çekmek olmuştur.
Mücadeleye başladığımız dönemden bu yana toplumda taklit ve sahte ürünle ilgili toplumsal bir tepkinin olmaya başladığını görmek, son derece memnuniyet veren bir gelişmedir. Tüketicinin örgütlenmesi ve Tüketiciyle ilgili hukuki düzenlemelerin güçlendirilmesi, “Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları”nın gerektiği şekilde korunabilmesi için uygun bir zemin oluşturmuştur. Bu konudaki mevzuatta yer alan ağır maddi ve cezai müeyyidelerin farkına varan zincir mağazalar, satın almalarını hak sahiplerinden yapmaya başlamış ve satın alma sözleşmelerine, özellikle bu hususu düzenleyen hükümler koymaktadırlar. Sektörümüzde bizim açtığımız yoldan ilerleyen üretici şirketler, özellikle Çin Halk Cumhuriyeti menşeli malların yol açtığı haksız rekabetin önüne geçebilmek için, mevzuatın tanıdığı imkânları harekete geçirmeye başlamıştır. Devlette, bu dönemde kamunun denetim mekanizmalarını daha etkili bir şekilde harekete geçirmeye başlamıştır. Bütün bunlar ülkemizin daha mutlu, daha refah günlere adım attığının önemli göstergeleridir.
SEKTÖRÜN GELECEĞİ
Son birkaç yılda yaşananlar, sektörümüzde istikrarlı ve sermayesiyle iş yapan firmaların ayakta kalabileceğini göstermektedir. Bugün kırtasiye sektörünün koşulları geçmişe göre oldukça farklıdır. Eskiden sektör bu kadar çok çeşidi ve markayı barındırmıyordu. Zincir mağazalar, bu kadar fazla kırtasiye ürünü satmıyorlardı. Rekabet bu kadar fazla değildi. Sektörümüzde giderek ne getirirsem yada ne üretirsem satılır mantığı gerilerde kalmaya başlamaktadır.
Sektörümüzün önündeki birkaç yılda, büyümesinin önündeki en büyük engel, markalaşamamak ya da kurumsallaşamamak olacaktır. Şu an dünyada gözlenen akım, küçük kırtasiyecilerin bir tabela altında birleşmesidir. Tek başına savaşmak yerine, bir marka altında toplanarak, markanın avantajlarından yararlanmak gerekmektedir. Bu sistemin adı ise franchising’dir. Eğer bu sistem hayata geçirilebilirse herkes yine kendi işinin patronu olacak ancak; Ortak marka adı altında yapılacak alımlar, her zaman bireysel alımların üzerinde olacak ve toplu alımın avantajlarından yararlanılabilecektir, Ortak bir marka altında yapılacak reklam çalışması, çıkarılacak katalog ve broşürler, kendi başlarına yapacaklarından daha ucuza çıkarılacak ve daha etkili olacaktır.
Ortak sistemin eğitim avantajlarından yararlanılacaktır.
Büyük olmanın tüm avantajları kullanılacaktır.
Bugün bankaların bile yukarıda saydığımız avantajlardan yararlanabilmek için birleştikleri görülmektedir. Çünkü giderek, küçüklere yaşam sahası daralmaktadır. Sektörümüzde de hayatta kalabilmek için, ortak yaşam sahasını büyütmeye ihtiyaç bulunmaktadır.
TANEKS LABEL
VİZYON - MİSYON
Her işe her ölçüye etiket
Laser, inkjet, fotokopiler ve dotmatrix yazıcılara uygun A4 ve sürekli form formatında üretilen TANEX etiketleri sizin yaşamınızı kolaylaştıracak,renklendirecek ve düzenleyecek.
Profesyonel sunumlar için düzenlemeler yapabileceğiniz dosyalama etiketlerimizle, yapıştırılan zeminin rengini alarak baskıymış gibi görünüm kazandıran renkli zeminlere uygun şeffaf etiketlerimizle, yaratıcılığınızı geliştirebileceğiniz CD, Video kaset ve
DVD etiketlerimizle, tekrar tekrar söküp yeni kimlik kazandırabileceğiniz sökülebilir etiketlerimizle hayat artık daha kolay.
Ayrıca isteğe uygun baskılı veya baskısız olarak hazırlanabilen market terazi & raf etiketleri, barkod etiketleri, tekstil üreticilerine çözüm üreten tekstil etiketleri ile sanayicilerimize ve ticarethanelere, okul ve anaokulu çocuklarına yönelik etiketlerimizle eğitim sektörüne de hizmet vermekteyiz.
UMUR
Zengin ürün çeşitliliğiyle sektörün öncüsü...
Ülkemizde kırtasiye sektörünün gelişimini bir misyon olarak gören UMUR Kırtasiye , faaliyetlerini bu bakış açısıyla şekillendirmiş ve sektörün büyümesine öncülük etmiştir.
1994 yılında, dünyanın en büyük yapıştırıcı markalarından UHU’ nun Türkiye temsilciliğini alarak kırtasiye sektörüne giriş yapan UMUR, geçen süre içerisinde, her biri alanında lider uluslararası 9 marka ile birlikte kendi yarattığı 4 markayı bünyesine katmıştır. Sektörün en geniş marka ve ürün portföyüne sahip olan UMUR Kırtasiye Grubu, tüketicilere değişik ihtiyaçlara cevap veren 6.000’e yakın ürün çeşidi sunmaktadır.
Kırtasiye alanında Türkiye’nin en geniş satış ekibine sahip olan ve düzenli ziyaretlerle ülkenin dört bir yanındaki perakende noktalarına ulaşan UMUR Kırtasiye Grubu, lojistik alanındaki yatırımları ve etkin dağıtım sistemiyle de sektörde önemli bir fark yaratmıştır. Tüm markalara ait binlerce çeşit ürünü kırtasiye perakendecilerinin toplu halde görme, ayrıntılı bilgi alma ve ihtiyaçlarına göre seçme imkanı bulabilmeleri amacıyla her yıl farklı illerde “UMUR Kırtasiye Fuarları” düzenlenmektedir.
Öncü çalışmalarıyla Türkiye’de kırtasiye kullanımını artıran UMUR Kırtasiye Grubu, sektörün kalite standardını sürekli yukarı taşımaktadır. Sektöre ‘hizmet kalitesi’ getiren grubumuz, birebir ve kapsamlı müşteri hizmeti, zengin ürün çeşitliliği, yaygın dağıtım ağı ve SAP altyapısıyla iş ortaklarına ve tüketicilere en iyiyi sunmak için yatırımlarına devam etmektedir.
Yıllar içinde sayıları hızla artan marka temsilcilikleri, UMUR Kırtasiye Grubu’nun sektörde özel bir konuma sahip olmasını sağlamıştır. Dünyanın en büyük kırtasiye markalarından 12’sini portföyünde bulunduran grubumuz, bir yandan markaların uluslararası stratejilerini Türkiye’de uygularken, diğer yandan yerel stratejiler de oluşturmaktadır. Her marka, reklamdan halkla ilişkilere, saha etkinliklerinden özel projelere “bütünleşik pazarlama” yaklaşımıyla desteklenmektedir.
UMUR Kırtasiye Grubu, kırtasiye perakendecilerinin beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 70 kişilik kapsamlı bir satış organizasyonu kurmuştur. Teknolojik donanıma sahip saha satış temsilcileri, Türkiye genelinde 7.000’den fazla kırtasiye perakendecisine düzenli ziyaretlerle ulaşmakta ve hizmet sunmaktadır.
SAP altyapısıyla, tüm perakende noktaları özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre CRM Müşteri Veritabanı’na kaydedilip sınıflandırılmakta ve bu verilerden hareketle müşterilere özel çözümler sunulmaktadır.
Etkin Lojistik Yönetimi
Müşterileri için ‘hız’ın ve ‘zamanında teslimat’ın önemini bilen UMUR Kırtasiye Grubu, lojistik yatırımlarıyla bu ihtiyaçlara en iyi şekilde cevap vermekte, sipariş alımından teslimata tüm sürecin hızlı ve etkin bir şekilde yürümesini sağlamaktadır.
İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan 21.000 m2 büyüklüğündeki depomuzun yönetimi, SAP WM (Depo Yönetimi) modülü ile barkod sisteminde yapılmaktadır. Ürün barkodlamasının amacı, ülkenin her köşesine hatasız ve hızlı sipariş teslimatıdır. Bunun için, teknolojik altyapının yanısıra özel bir ekip ve belli kriterlere sahip anlaşmalı lojistik firmalarından da yararlanılmaktadır.
YENER ZARF
YENER ZARF KIRTASİYE SAN.A.Ş. Ulusal sermayeye katkıda bulunmayı amaç edinerek 1943 yılında kuruldu. Zarf sektöründe 1990 yılından beri yaptığı yatırımlarla bugünkü güçlü ve prestijli konuma erişti.
65 yılı aşkın kağıt işleme konusundaki tecrübesini bugünün yüksek teknolojisiyle birleştiren YENER ZARF 100 kişilik dinamik tecrübeli kadrosuyla, 10.000 m2 lik kapalı alanda yaptığı 1.200.000.000 adet yıllık zarf üretimiyle lider konumdadır.
CASİO
Casio devrimci bir hesap gelişimi ile 1957 yılında kurulmuştur.Casio'nun küçük, hızlı hesap makinesi büyük ölçüde ofis verimliliği artmış, ve uzun insanların kendi kişisel hesap makineleri vardı önce. Bu teknoloji sayesinde, yaratıcı düşünme konsantre insanlar serbest bırakarak, hesaplamaları gerçekleştirmek için herkes için artık kolay. Yıllar boyunca, Casio diğer birçok çığır açan ürünler geliştirdi. Bizim saatler planlama ve günlük yaşam için çok önemli araçlar haline geldi. Bizim elektronik sözlükler küçük bir paket içinde bilgi hazinesi sağlar.Bizim elektronik müzik aletleri tüm beceri düzeylerinin insanlar için müzik çalma sevinç teslim ve bizim dijital kameralar değerli bir belleğe anın heyecanını açmak için kolaylaştırır. Tüm bu gelişmeler insanların entelektüel yaratıcılık desteklenir ve biz dünyada Casio rolü bakın nasıl özüdür. Casio'nun kurumsal inanç olan "Yaratıcılık ve Katkı." Diğer bir deyişle, Casio oluşturarak insanların yaşamlarında yararlı bir rol oynar daha önce var olmayan yeni ürün ve hizmetler. Ürün geliştirme için tutarlı bir yaklaşım başkalarına kopyalamak asla, ama hiçbir şey bir şey yaratmak ve "0" dan giderek yeni bir değer üretmektir "1." Insanlar gerçekten ihtiyacınız olanı bulmak için sürekli arayış içinde, biz tüketicilere sunmaya devam hiç kimse. önce düşündüm olduğu benzersiz özellikleri ile Casio 1970'lerden bu yana Japonya dışında, ürünlerinin satış oldu. Hemen tanınabilir dünya çapında Casio markası, ek olarak, biz de çok güçlü bir ürün marka geliştirdik. Bu güçlü varlıkların yararlanarak, amacımız bugün küresel pazarın daha geniş ve daha derin penetrasyon elde etmektir. 2012 yılında, yüksek büyüme gelişmekte olan piyasalar bizim gelişmenin bir parçası olarak, Brezilya-nihai doğrudan satış başladı. Ayrıca son zamanlarda bizim toplam üretim kapasitesini artırmak için Tayland yeni bir fabrika inşa etti. Bizim yüksek verimli üretim sistemi, dünyanın her yerinde yüksek kaliteli Casio ürünlerin zamanında sağlanması sağlanması, gelişmeye devam etmektedir. şu anda karşılanmaktadır değildir insan ihtiyaçlarını yerine getirebilecek ürünler için potansiyel olarak sınırsız bir talep var. Biz yeni karşılanmamış ihtiyaçları keşfetmek ve tamamen yeni pazarlar oluşturmak gibi, bir bütün olarak Casio'nun özel paydaşlar, aynı zamanda toplum sadece yarar. Biz yeni bir değer yaratmak ve bir daha zengin ve farklı gelecek için önünü daha sürdürülebilir bir dünya oluşturmak için yardımcı olur ve insan gelişimi teşvik inanıyorum. Casio kendi teknolojilerini geliştirmek ve sürekli yeniden icat kendimize çalışarak insanlığın ilerlemesine katkıda bulunmak niyetinde.
Felsefe
Yaratıcılık ve Katkı
Casio'nun kurumsal öğretidir "yaratıcılık ve katılım." Bu sadece Casio olabilir o orijinal, kullanışlı ürünler tür sunarak topluma katkıda bulunmak için şirketin taahhüdü ifade eder.
Yenilikçi fonksiyonlara sahip ürünler günlük yaşamlarında insanlar yardımcı olmak ve toplumun ilerlemeye devam. Onlar da insanlara neşe getirmek ve yeni bir kültür oluşturmak için yardımcı olur. Hatta tek bir yeni ürün yaygın olarak kabul edildiğinde, yepyeni pazarlar geliştirmek, ve bu da ilgili sektörlerde büyümeyi teşvik. Bu insanların yaşamlarını geliştirerek toplum-yenilikçi ürünler Casio katkısı hikaye.
Casio için Yaratıcılık Şartı dünyaya şirketin taahhüt beyanı ve bunun Casio Grup uygulamaları Casio'nun kurumsal inanç her üyesi "yaratıcılık ve katılım." sağlamak için tasarlanmış bir iç kılavuzdur
Davranış Casio Kodu Tüm Casio çalışanlarının günlük çalışma için temel bir kılavuzdur.
TURSAN
Tursan Kırtasiyecilik 25 yılı aşkın süredir Türkiye kırtasiye sektöründe önde gelen markaların üretimi ve distribütörlükleri aracılığı ile tüketicilere ulaşmaktadır.
Tursan, Türkiye'de en çok tercih edilen masa takvimi olan Yıldızlı Blok® 'un üreticisi ve dağıtıcısıdır. Tursan ayrıca alanlarında dünya lideri olan Pentel® yazı ürünlerinin veFolex® film sistemlerinin Türkiye distribütörüdür.
Firmamızın felsefesi, tüketiciye kaliteyi en uygun şartlarda sunmanın yanısıra, satış sonrası müşteri memnuniyetini inşa etmek ve kalıcı kılmaktır. Bu anlayışımızın bir sonucu olarak Tursan, birçok kere İstanbul Ticaret Odası Takdir Beratı ile ödüllendirilmiş, 2000, 2002, 2005 ve 2010 yıllarında ise Pentel tarafından Avrupa çapında yılın distribütörü seçilmiştir.
Firmamız kuruluşundan beri kaliteli, güvenli ve günlük hayatınıza değer katan çağdaş ürünler sunmayı bir ilke olarak sürdürmektedir.
ERAYSAN
Şirketler Eraysan grup Eraysan, Mapikart ve E-Medya olarak 3 şirketler tarafından oluşur. Eraysan büro makineleri ve malzemeleri lider olur. Kim Plastik Kartlar Sistemi başarıyla plastik kartlar ve aksesuarları Piyasa her yerinde hizmet veren pazar lideri konumundadır MAPİKART. E-Medya reklam pazarı içinde Türkiye'nin önde gelen şirketlerinin birkaç biri olmaya başarmıştır.
Eraysan çağdaş ofis ve kurumsal anayasaların ihtiyaçlarını temin için 1986 yılında kurulmuştur. Eraysan Laminasyon, Bağlama, Parçalama, Trimmers, sunum sistemleri, pulları ve kısmen sabit öğeler alanlarında davranmaktadır. Eraysan yerel bu ürün pazarlama ve yurtdışından Türkiye'de kendi alanında pazar lideri olarak bir tedarikçi ve üretici olarak faaliyet göstermektedir. Eraysan TSEK ile uyumlu, dünya standartlarında özgün Türk üreticisi (Türk Standartları Enstitüsü). Onun pazarda.Eraysan, alan laminasyon, yabancı şirketlerle ortaklıklar kurmuştur ve kaliteli Eraysan kalitesini ve pazar karşılaştırarak çok efektif maliyetli temin laminasyon filmi imal sahip. Eraysan Ayrıca Laminasyon arasında Mapi marka üretim ve yurt dışında sarf fo onun tedarikçileri laminasyon edilir. Eraysan yanı sıra bu ürün grubunun önemli bir parçası olarak kendi portföyündeki Acco-Rexel ürünlerin sahip olarak Plastik tarak bağlayıcı, tel bağlayıcılar ve Termal bağlayıcı üretmektedir. Eraysan Türkiye için Rexel Exclusive Distribütörü. Eraysan Ayrıca bağlama sistemleri GBC şirket distribütörüdür. Eraysan profesyonel bağlayıcı kullanıcılarla Fastbind Profesyonel termal ciltleme makineleri maç ve Türkiye için özel bir Distribütör olarak taahhüt etmiştir. Eraysan tesislerinde üretilmektedir Eraysan arzı markaları Mapibind, MapiWire, MapiCover ve Mapilam ve Eraysan portföyünde kalite aralığı biri öğütücüler olduğunu. Eraysan başarıyla münhasır distribütör olarak Türkiye'de Rexel öğütücüler teşvik etmektedir. Sunum sistemleri olan Eraysan ürün serilerinden birini. OHP yılların ACCO-NOBO marka Ödüllü, Slite Projektörler ve epyscopes Satış sonrası servis Eraysan ile Türk tüketicilerine sunulmaktadır. Eraysan düzelticiler için İDEAL ve GBC şirketlerin münhasır distribütör olduğunu. Eraysan satış sonrası servis garantisi sonrası Eraysan ile tekrar piyasaya manuel ve elektrikli düzelticiler endüstriyel boyutuna kişisel sunuyor. Damga sistemleri olduğunu da Eraysan kalitesini aralığı bir farklı şekil ve boyutlarda wold patentleri ile. Eraysan başarı ile bu alanda Colop marka dağıtılmasına gurur duymaktadır. Mapikart Plastik kart sistemleri ve aksesuarları Eraysan grup şirketlerinden biridir. Mapikart dünya standartlarındaki üretim tesislerinde mapi marka plastik kartları ve aksesuarları üretmektedir. Mapikart gibi Kredi kartları, kimlik kartları, sadakat, clup üyelik kartları, sıhhi kartları yanı sıra yöneticiler, fare altlığı, masa paspaslar, kurumsal ihtiyaçlara yönelik uçuş kartları olarak tanıtım kartları gibi kartları her türlü üretmektedir. Mapikart Plastik Kart yazıcıları ve böyle makineleri kabartma. Gibi kart kişiselleştirme sistemleri alanında Matica ve EVOLIS şirketlerin distribütörüdür E-Medya Reklam alanında Eraysan grup şirketidir. E-Medya, Türkiye'de kurumsal şirketlerin reklam ve tanıtım ihtiyaçlarını profesyonelce pazara hizmet vermektedir.
FABER CASTELL Tarihçe
Kaspar Faber (1730-1784)
Nuremberg imparatorluk şehrindeki kurşunkalem yapımcıları ile ilgili ilk yazılı kanıt 1660'lara dayanmaktadır. Ancak çok sayıda zanaatkar, özellikle şehre yakın ama Ansbach’ın markisi içinde yer alan Stein olmak üzere çevre köy ve kasabalarda yerini almıştı. Nuremberg’deki zanaatkarları kapsayan katı kurallara tabi değillerdi ve bu yüzden çok daha özgürlerdi. Marangoz Kapsar Faber (1730-1783) de kurşunkalem yapımına başladı. İlk olarak yerel tüccarlar için çalıştı ancak daha sonra kendi adına da kurşunkalem üretmeye başladı. Kısa zamanda, kendi işini kuracak kadar büyük bir başarı yakaladı.
Anton Wilhelm Faber (1758-1819)
Kaspar’ın ölümünden sonra oğlu Anton Wilhelm (1758 − 1819), o dönem epeyce büyümüş olan işi devraldı. Bir atölye ile birlikte Stein sınırlarında bir arazi satın aldı ve bu atölyeyi birkaç yıl içerisinde başarılı bir fabrikaya dönüştürdü. Bu alan hala A.W. Faber-Castell şirketinin genel merkezidir. Birkaç yıl sonra, adının ilk harfleri şirket isminde bulunan Anton Wilhelm ölümünden önce, o zamanlar resmi belgelerde bir kurşunkalem fabrikası olarak kayıtlı bulunan şirketi tek oğlu Georg Leonhard’a devretti.
Georg Leonhard Faber (1788-1839)
Georg Leonhard Faber (1788 – 1893) işin durgunlaştığı, hem politik hem de ekonomik açıdan zor günlerde işi sürdürdü. Özellikle Cumberland bölgesinde olmak üzere İngiltere'de çıkarılan grafitler katı bir ihracat yasağına tabi olduğundan, İngiliz kurşunkalemleri piyasanın lideri durumundaydı. Teknolojik gelişmeler komşu ülkelerdeki gelişime ayak uyduramazken, gümrük engelleri Alman vilayetlerindeki (o zaman tek bir ulus değil) serbest ticareti aksattı. Fransız Nicolas Jaques Conté kalem kurşunlarını üretmek için yeni bir süreç icat etmişti ancak Faber kurşunkalemleri hala geleneksel yöntemler kullanılarak yapılıyordu.
Georg Leonhard, yurtdışında edinilecek eğitim ve deneyimin, şirketin geleceği için belirleyici olacağını fark etti. Oğullarına “Öğrenebildiğiniz kadar öğrenin: neye mal olursa olsun, buna değerdir” sözlerini iletti. En küçükleri olan Eberhard hukuk okurken, kardeşleri Lothar ve Johann seyahat etti. Paris ve Londra'nın kozmopolit atmosferinden etkilenen Lothar, fabrikasını gelecek yıllarda uluslararası şirket sıralarına yükseltecek fikirler üretti.
Lothar von Faber (1817-1896)
Georg Leonhard Faber’in 1839’daki vefatından sonra, Stein’daki kurşunkalem fabrikasını oğlu Lothar devraldı. Büyük ticari merkezler olan Paris ve Londra’da yararlı bir deneyim elde ettikten sonra, 22 yaşında aile işinin kapsamlı bir şekilde modernleştirilmesi görevini üstlendi. “Dünyada yapılabilecek olanın en iyisini yaparak kendimi tepeye taşımaya kararlıydım” şeklindeki büyük hedefini hiç unutmadı.
Başlangıçtan itibaren, ürünlerinin kalitesine en büyük önceliği verdi: “O zamanlar Paris'te boy ölçüşmem gereken güçlü bir rakibim vardı... Bu yüzden, bu rekabette üste çıkmanın yollarını yıllarca düşünmem gerekti. En iyi yol her zaman ürünün kalitesidir...". Ve gerçekten de çok kısa bir süre sonra, mükemmel kalitede kurşunkalemler üretmeyi başardı. Bu kalemleri şirketin ismi ile işaretledi ve böylece ilk kez bir yazım gerecinin üzerinde marka adı yer aldı. Kalite ve güvenilirlik işareti olarak, yıllar süren aile geleneğine dikkat çeken “fabrique fondée en 1761” yazısını ekleme fikri o günlerde yine eşsizdi.
Üretimhaneler Modernleştirildi (1839)
Lothar , üretimhaneleri işçilerin sağlığını göz önünde bulundurmak adına, aydınlık ve havadar olacak şekilde modernleştirdi.
1844’de Lothar, çalışanları için şirket sağlık programı ve hemen ardından tasarruf bankası ve emeklilik fonu kurarak yenilikçi bir işveren olduğunu kanıtladı. Onları için konutlar yaptırdı, çalışanların çocukları için okul ve kreş yapılması amacıyla mali destekte bulundu.
İlk Dış Şube New York’ta Açıldı (1849)
Lothar von Faber, New York’ta tali bir kuruluş olarak şirket açtı ve Kuzey Amerika pazarına girdi. Şirket 1843’ten beri orada bir aracı tarafından temsil ediliyordu.
1851 – İngiliz kolonilerinin tedariki, Londra’da yeni kurulan bağlı şirket tarafından sağlanıyordu. Ticaret yolları Hindistan, Çin, Japonya, Avustralya ve Güney Amerika'ya uzandı.
1855—Uluslararası ticaretin yolları, Paris gibi hoş bir metropoldeki Faber evinde birleşiyordu. “Artık Paris’teki fabrikalar ve bunların ürünleri dünyayı yönetiyor. Tüm medeni ülkelerden gelen yabancılar, Paris’e geliyor ve fabrikalarımda yapılan ürünleri inceliyor. Oysa, Stein’a çok nadir geliyorlar.”
1856- Lothar von Faber, Sibirya’da en kaliteli grafiti sağlayan bir madenin maden haklarını aldı.
Kalem Üretim Fabrikası New York’ta Açıldı (1861)
A.W.Faber şirketi, ithal etmek durumunda kalmadan Kuzey Amerika pazarı için kurşun kalem üretebilmek amacıyla New York yakınlarında bir fabrika kurdu. Bu fabrika, Lothar’ın en küçük kardeşi Eberhard Faber tarafından yönetiliyordu.
1870 – A.W.Faber ABD ticari marka kayıtlarına giren beşinci şirket oldu. İlk dört şirket artık bulunmadığından, ülkedeki en eski marka ismi A.W.Faber'dir. Daha sonra bu isim, Rusya, İngiltere, İtalya, Fransa ve İspanya'da da tescil edildi.
1880 – Lothar von Faber, kaliteli ürünlerinin özel bir şekilde sunulmasına her zaman çok önem vermiştir. Çabadan ve masraftan kaçınmadan, ayrıntıya önem veren mağaza iç mekanları ve vitrinleri tasarlamıştır. Bu sunum sandığı, kakma işleri ve dökme metal süslemelerle özenli bir şekilde dekore edilmiştir.
Wilhelm von Faber (1851-1893)
Wilhelm, Ottilie ve Lothar von Faber’in tek çocuğuydu. Lothar için, işi oğlunun devralacağı kesindi: "ve kesinlikle eminim ki oğlum adımlarımı izleyecek ve aynı ruh içinde iyi çalışmalarına devem edecektir."
Wilhelm, gelecekteki görevine hazırlanmak için, Fransa ve İtalya’ya yapılan seyahatlerle deneyim kazandı ve İsviçre’de işletme eğitimi aldı. 18 yaşında şirkete katıldı, beş yıl sonra Paris'te yönetimle ilgili bir görev aldı ve 1876 yılında şirketin imza yetkisine sahip oldu.
Aynı yıl, Eberhard Faber'in en büyük kızı olan, kuzeni Bertha ile evlendi. Üç kızlarından en büyüğü olan Ottilie, 1877 yılında doğdu. 1880 yılında bir oğulları oldu ve adını Lothar koydular; bir gün ailenin işi yöneten altıncı nesli olacağı tahmin edilmişti. Ancak işler o şekilde gelişmedi. Küçük Lothar üç yaşında ciddi bir hastalığa yakalandı ve öldü. İkinci oğul, Alfred Wilhelm 1886 yılında doğdu ve 1890 yılında kızıl hastalığına yenik düştü.
Wilhelm von Faber bu trajedilerden hiçbir zaman sıyrılamadı. 42. doğum gününden yalnızca birkaç hafta önce 27 Haziran 1893'te vefat ettiği avcı kulübesine yerleşti.
Kont Alexander Faber-Castell (1866-1928)
1898 yılında, Baron Wilhelm von Faber’in en büyük kızı Ottilie (1877-1944), Almanya’nın en eski aristokrat ailelerinden birinin oğlu Kont Alexander zu Castell-Rüdenhausen ile evlendi. Ancak büyükbabası Lothar von Faber’in vasiyeti, varlıklarını sürdürecek torununun, yalnızca şirket adını değil aynı zaman soy isimleri olan Faber'i de almasını söylüyordu. Ve böylece, Prens Regent Luitpold’un onayıyla, yeni von Faber-Castell Kontları sülalesi oluştu.
Lothar’ın dul eşi Ottilie'nin 1903’teki vefatından sonra, iş torunu Ottilie ve kocası Alexander'a geçti. Aynı yıl, Kont Alexander, Stein’daki üretim alanının yanındaki alanda Lothar von Faber tarafından yaptırılmış olan daha küçük Eski Kale’nin yanında “hatırı sayılır büyüklükte bir kale” yaptırdı. Yeni Kale 1906 yılında yerleşime hazırdı. Kanıtlanmış şirket ilkelerini takip eden genç Kont, ana ürünler için klasik ve kusursuz bir görüntü sağlamakta başarılı oldu.
Ortaçağ değerlerini temsilen düelloda çarpışan şövalyelerle sembolize edilen yeni marka ismi CASTELL tüm dünyada popüler oldu. Onlarca yıl boyunca, yüksek kaliteli CASTELL 9000 kalemleri şirketin sembolü oldu.
İş gelişti. 1911 yılında, şirket 150 yıllık geçmişine bakabiliyordu. Ancak Birinci Dünya Savaşı büyük zararlara neden oldu: ABD gibi yabancı ülkelerdeki bağlı şirketler ve üretim alanları kaybedilmişti. Kont Alexander von Faber-Castell 1928 yılındaki vefatından kısa bir süre önce, daha büyük bir fabrikanın inşaatını tamamladı ve oğlu Ronald’a mali açıdan sağlam ve iyi yönetilen bir şirket bırakmayı başardı.
1903 – Lothar von Faber tarafından yaptırılmış Eski Kale’nin hemen yanında,
Ottilie ve Alexander von Faber-Castell, Nuremberg mimarı Theodor von Kramer tarafından planları yapılan gösterişli yeni binanın yapımını başlattı.
1905 – Yönetimi devraldıktan kısa bir süre sonra, Kont Alexander her yerde tanınan CASTELL 9000 serisini piyasaya sürdü. Kont alayının renklerini temel alan koyu yeşil, “kurşunkalemlerin şövalyesi”nin resmini çizen reklamlarla birlikte Faber-Castell şirketinin sembolü haline geldi.
1906 – Kont Alexander, ismine ve kökenine referansla, yeni ürün serisinin ticari markası olarak orta çağ kalesini seçti. Castell ailesi, 11. yüzyıldaki derebeylerine kadar kökenlerinin izini sürebilir.
1908 – CASTELL kurşun kalemlerinden kısa bir süre sonra, başka bir başarılı ürün piyasaya sürülür: Polychromos. Başlangıçta itibaren bu kalemler, sulu boyaların bilinen renk yelpazesine dikkatle uygun hale getirilmiş 60 tonda bulunabilmektedir. Birkaç yıl içerisinde, bu kalemler sanat çevrelerinde en yüksek kaliteli ürün olarak kabul edilir. Bugün bile, bu kalemlerin konumu tartışmasızdır.
1911 –Şirket 150. yıldönümünü kutlar. Şirket çalışanlarının sayısı 1904’ten bu yana iki katına çıkmıştır: 2000 fabrika işçisi, evde çalışan 300 kadın ve mali ve teknik alanlarda 200 çalışan, dünya çapındaki 100.000 düzenli müşterinin tedarik edilmesine ve hizmet almasına yardımcı olmaktadır.
Kont Roland von Faber-Castell (1905-1978)
1928’de Kont Alexander’ın ölümünden sonra, oğlu Ronald yönetimi devraldı ve yarım yüzyıl boyunca şirketi yönetti. Savaşlar arasındaki dönem, hem politik hem de ekonomik açıdan genç Kont için büyük bir zorluktu. Mali kriz tüm işlerde olduğu gibi kalem işinde de ciddi bir düşüşe neden oldu. İki şirket A.W.Faber-Castell ve Johann Faber, üretim tesislerini daha etkili bir şekilde kullanmak ve masrafları düşük tutmak için işbirliği sözleşmesi yaptı. Sonraki yıllarda, A.W.Faber-Castell, Johann Faber'in tüm hisselerini ve hisselerde birlikte Brezilya São Carlos’taki Lapid Johann Faber bağlı şirketini satın aldı.
1935 yılında, A.W.Faber-Castell, Heidelberg yakınlarında Dossenheim’da merkezi bulunan tanınmış dolmakalem şirketi Osmia’yı satın aldı. Osmia markası bir süre korundu ancak 1952’den itibaren dolmakalemler Faber-Castell adıyla satılmaya başlandı.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Kont Ronald yabancı bağlı şirketler kurmaya veya el konulanları geri almaya devam etti. 1950’lerde, İrlanda’da bir kurşunkalem fabrikası kurdu ve Birinci Dünya Savaşı sırasında haczedilen Faber-Castell ABD’nin azınlık hissesini aldı. 1960 ve 1977 yılları arasındaki yeni yabancı işletmeler, Fransa ve İtalya’daki satış kuruluşlarını ve Avusturya, Arjantin, Peru ve Avustralya'daki fabrikaları içeriyordu. Kontun, İkinci Dünya Savaşı sırasında el konan Lapis Johann Faber SA'nın çoğunluk hissesinin 1967’de yeniden alması akıllıca atılmış bir adım oldu: artık dünyanın en büyük ahşap gövdeli kurşunkalem fabrikası şirketin bir parçasıydı.
1932 – Johann Faber şirketi ve Brezilya São Carlos’taki Lapis Johann Faber’in bir kısmı ile bir üretim işbirliğine girildi. Johann Faber 1942 yılında ticarete son verdiğinde, boya kalemlerinin başarılı markası Goldfaber A.W.Faber-Castell tarafından sürdürüldü.
1948 - A.W.Faber-Castell, Almanya Konstanz’da mekanik kurşunkalemler için bir fabrika kurdu. Bu fabrikada sanatçılar ve teknik ressamlar için pek çok ülkede başarısını kanıtlamış TK kavramalı kurşun kalemleri üretilir.
1949 – Savaş sonrasında, tükenmez kalemler popüler hale geldi ve dolmakalemlerle ciddi bir rekabete girdi. A.W. Faber-Castell tükenmez kalemleri de ürün yelpazesine dahil etti.
1950 – Bu on yıllık sürenin başında yeni bir logo tanıtıldı. Şirketin adını taşıyan unutulmaz kabartma ve üzerindeki stilize arma, zamanın ruhunu taşıyor ve yeni bir çağın başladığını işaret ediyor.
1950 – Sürgülü cetveller için yeni üretim yöntemleri geliştirildi. Selüloit ölçekli geleneksel tahta modellerin yanı sıra, plastikten yapılma cetveller piyasaya sürüldü. Bu ürünlerin zirveye ulaşması, 1962’den itibaren üretilmeye başlanan Novo Duplex ile gerçekleşti.
1969 – Castell TGm çizim kalemleri, farklı uç genişlikleri ile piyasaya sürüldü. Teknik çizim için mevcut diğer ürünler, pergel, mumlu kağıt ve çizim tahtalarıydı.
1961 – Şirket 3000 mevcut ve geçmiş çalışanı ve ayrıca dünyanın her yerinden gelen misafirleri ile iki yüzüncü yılını kutladı. Constance Gölü’ndeki Reichenau adasından sivil tugay tarihi üniformaları içerisinde yürüdü. Stein halkı etkinlikte yer aldı. Okullar tatil ilan edildi ve çocuklar bu renkli alayı izlemenin keyfini çıkardı. Nuremberg’deki sergi salonu bir şölene yakışır şekilde süslendi. Kont Roland von Faber-Castell ve ailesi, kabine bakanlarını, Nuremburg belediye başkanı Dr. Urschlechter’i ve diğer şeref misafirlerini karşıladı.
Kont Anton Wolfgang von Faber-Castell, 8. Nesil
Kont Anton Wolfgang von Faber-Castell, şirketin yönetimini 1978 yılında devraldı. Aynı yıl, kendi etiketleriyle satmaları için diğer firmalara ahşap gövdeli kozmetik kalemleri üreterek portföyünü genişletti.
Sonraki otuz yıl boyunca, Faber-Castell grubu, kökeni Almanya’da bulunan küresel bir oyuncu olarak rolüne devam etti. Dünyanın her yerinde, özellikle Güney Amerika (Arjantin 1988, Kosta Rika 1996, Kolombiya 1998, Şili 2006) ve Asya/Pasifik’te (Malezya 1978, Hong Kong 1979, Endonezya 1990, Hindistan 1997, Singapur 2000 ve Çin 2001) yeni pazarlar açıldı.
Çevre koşulları, şirketlerin düşünme biçiminde daha ön sıralarda yer almaya başladı. Bir kurşunkalem üreticisi için önemli bir kaynak olan kerestenin gelecekteki tedarikini güvence altına almak için, 1980’lerin ortasında Kont von Faber-Castell Brezilya’nın güney doğusunda bugüne kadar eşsizliğini korumuş bir orman projesi başlattı. 1992 yılında, Faber-Castell, Almanya’ya çevre dostu su bazlı boya teknolojisini tanıtan ilk ahşap gövdeli kurşunkalem üreticisi oldu.
1990’ların başı, beş yetkinlik alanına göre ürünleri stratejik bir biçimde yeniden organize etme ve yapılandırma yıllarıydı. Mart 2000’de Kont Anton Wolfgang von Faber-Castell, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün ilkeleriyle uyumlu uluslararası bir sosyal şartlar bildirgesi imzaladığında, uzun yıllardır süregelen sosyal sorumluluk geleneğinde yeni bir bölüm açıldı. Temmuz 2003’de Faber-Castell, Birleşmiş Milletler’in, sosyal ve ekonomik konularda dünya çapında tutarlı standartları belirleyen "Küresel İlkeler Sözleşmesi”ni imzaladı.
2008 yılında, Kont von Faber-Castell ekonomik ve sosyal sorumluluğu nedeniyle Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın Almanya şubesi ve ekonomi dergisi Capital tarafından "yılın eko-yöneticisi" seçildi. Ekim 2010’da, Almanya Federal Cumhuriyeti 1. Sınıf Liyakat Madalyası ile ödüllendirildi.
HATAS
1947 senesinde faaliyete geçen ve Türkiye'de branşındaki ilk üretici firma olanHATAS A.Ş.; 300'ü aşan geniş ürün yelpazesinde, ilkokul öğrencisinden, mühendislere kadar çok çeşitli tüketici kitlesine yüksek kaliteli ürünleriyle hizmet vermektedir.
İmal edilen ürünler kısaca;
Değişik ebatlarda plastik ilkokul öğrenci cetvelleri ve takımları, pergel, gönye ve açı ölçerleri, fancy cetvel ve fancy setler, trafik işaretli cetveller, tarama cetvelleri, öğrenci makasları, tahta cetvel ve metreler, tahta kalem kutuları ve kalemtıraşlar. Teknik okullar için, değişik ebatlarda; cetveller, gönyeler ve gönye setleri, yarım ve tam daire derece ve grad taksimatlı açı ölçerler, plastik T cetvelleri (sabit ve oynar başlıklı), tahta T cetvelleri (sabit başlıklı), metal pergeller, daire şablonları, pistole setleri, tribldesimetreler, öğrenci paralel cetvelleri ve öğrenci çizim masaları. Ayrıca, sınıflar için plastik-tahta metre, gönye, pergel ve minkaleler, takım olarak tablalı setler. Değişik ebatlarda, büro tipi (acrylic) cetveller ve resim gönyeleri, mikyaslı cetveller, büyük harf yazı şablonları, hassas ölçüm cetvelleri, inch taksimatlı cetveller, minkale başlıklı T cetvelleri, paralel cetveller, profesyonel amaçlı çizim masaları, alüminyum çelik cetvel ve metreler, kavis cetvelleri, kumaş metreleri ve şövalelerdir.
Üretiminin ağırlıklı kısmı ihracata yönelik olup; üretim kalitesi Türk Standartları Enstitüsü'nce onaylanmış branşındaki tek üreticidir.
PELİKAN Tarihçe
Adı duyulmamış kimyacı Carl Hornemann 1838'de renkleri üretip satmaya başladığında,bunun sonunda unutulmayan okul deneyimlerinin nesilden nesilehatırlanacağı bir işletmeye dönüşeceğini tahmin edemezdi...
Pelikan"ın nasıl tanınır hale geldiği, şirketin geriye kalan 165 yıllıktarihi boyunca başka neler olduğu burada tekrar görülebilir:
1838
Başlangıç: Carl Hornemann'ın ilk mürekkep fabrikası
1832’de kimyacı Carl Hornemann Hannover Almanya’da kendi boya ve mürekkep fabrikasını kurdu. Yine de Pelikan bünyesinde biz, ilk fiyat listesinin üzerinde yazan tarih olduğundan, 28 Nisan 1838’i kuruluş tarihi olarak kabul ediyoruz. Bu yüzden şirketin tüm yıldönümleri bu tarihi esas alır.
ROTRİNG FELSEFESİ
rOtring, düşünce gücünün ve geniş vizyonun öneminin farkında olan ve kendini en iyi şekilde ifade etmek isteyen kişilerin kullandığı bir markadır. Sizlere her türlü kullanım için en iyi çözümü sunan ürünler geliştirmek rOtring’in misyonudur. Üzerinde kırmızı halkayı taşıyan her ürün ergonomi ve dizaynın mükemmel bir birleşimi olup, fikirlerinizi hayata geçirmenizde size ilham verecek şekilde tasarlanmıştır.
• 1928
Patentli ucuyla "Tiku" diğer bir adıyla Inkograph: Bu yeni buluş rOtring’in başarı hikayesinin başlangıcı oldu.
• 1932
Tiku’nun dünya çapında başarısı: Riepe Werke ( Riepe fabrikası ) Tiku’yu dünya üzerinde 34 ülkeye ihraç etmeye başladı.
• 1935
İlk çok renkli tükenmez kalemin pazara sürülmesi: Bu kalem rOtring’in aynı gövdede bir mekanik kurşun kalem ve iki farklı renkte tükenmez kalemi birleştiren Çok fonksiyonlu Multipen serisinin atası oldu.
• 1940
Şirketin ilk ticari minibüsü, rOtring Tintenkuli ve kırmızı halka motifi ile süslendi.
• 1953
rOtring rapidograph kaleminin piyasaya sürülmesi: Yaratıcı dizaynı sayesinde geleneksel çizim kalemlerinin yerini alan bu yeniden doldurulabilir kalem, keskin ve kusursuz çizgilerin çizilmesini sağladı ve teknik çizimin bugün bile geçerli olan standartlarını belirledi.
• 1955
Gerçek bir yenilik daha: rOtring Rollkuli, yeni uç dizaynı ve yeniden doldurulabilme özelliği ile mükemmel yazım sağlayan yenilikçi roller kalem olarak raflarda yerini aldı.
• 1959
rOtring yeni nesil teknik dolma kalemler Variant ve Varioscript’i pazara sundu.
• 1965
Kırımızı halka: Kırmızı halka rOtring firmasının ticari markası haline geldi.
• 1970
rOtring patentli tutma yeri sayesinde sağlam ve konforlu tutuş sağlayan Isograph ürününü teknik çizim kalemleri serisine ekledi.
• 1974
Avrupa’ya açılma: 1974-1979 yılları arasında firma İsviçre’de rOtring Schwiez AG, Hollanda’da rOtring Nederland b.v., İngiltere’de rOtring UK Ltd. ve Belçika’da rOtring Belgium N.V.’yi açtı.
• 1976
Yeni nesil çizim tahtası: rOtring Kirchen’deki "Walter Hebel KG" firmasına ortak oldu ve plastik enjeksiyon kalıbından imal edilmiş ilk çizim tahtasını pazara sundu.
• 1978
rOtring Aristo GmbH ve Aristo KG firmalarını devraldı. Böylece kartografi ve elektronik ağırlıklı bilgi işleme alanına ilk adımını attı.
• 1979
rOtring’in dünya çapında başarıya ulaşan modeli Tikky: Kendine has ergonomik, dalgalı tutma yeri ve mükemmel dizaynı sayesinde hem teknik çizim hem de günlük kullanımda dünyanın tercih ettiği mekanik kurşun kalem modeli olmayı başardı.
• 1980
rOtring NC-Scriber: İlk bilgisayar destekli çizim makinesi ilk günden başarıyı yakaladı.
• 1983
Kılcal damarlı mürekkep kartuşunun bulunması: Bu yeni buluş rapidograph serisi teknik çizim kalemlerini daha da rahat kullanılabilir hale getirdi.
• 1984
rOtring ArtPen: Özellikle sanatkarlar için tasarlanan kaligrafik dolma kalem geniş bir müşteri kitlesi tarafından kullanılmaya başlandı ve çok popüler bir ürün haline geldi.
• 1986
Rapidoplot: rOtring ve KIN ploter kalemlerinin yeni global ticari markası olarak lansmanı yapıldı.
• 1988
Müşterilerden gelen isteklere göre uyarlanmış çok fonksiyonlu yazı gereçleri: Son tüketicilerden gelen özel talepler doğrultusunda geliştirilen kalemler tüketicilere istedikleri kalem tercihlerini tek bir kalem üzerinden seçme imkanı sağladı.
• 1995
rOtring XONOX Ofis Kalemi: Bu likit mürekkepli ve iğne uçlu kalem rOtring markasının bir başka yeniliği olarak piyasaya sürüldü.
• 1997
Dünyaca ünlü mekanik kurşun kalem "TIKKY"’nin ikinci jenerasyonu olan "TIKKY II" piyasaya sürüldü.
• 1998
rOtring’in Amerikan şirketler grubu Newell-Rubbermaid bünyesine katılması: rOtring dünyaca tanınan Parker, Waterman ve Papermate gibi markalarında içinde bunduğu Sanford grubun bir parçası olarak çalışmaya başladı.
• 2002
rOtring’in başarılı "Okula dönüş" promosyonuna "Fresh" temalı ürünlerin eklendi.
• 2005
rOtring’in pergel dizaynında yeni adımlar atması: "Compact" serisi pergeller fonksiyonellik ile dizaynı bir araya getirdi.
• 2007
TIKKY mekanik kurşun kalem yeni ve modern dizaynı ile pazara sunuldu. Yumuşak ve sert malzemelerin birleşiminden oluşan yeni tutma yeri ile mükemmel tutuş sağlayan yeni nesil TIKKY, üst tarafa doğru üçgenleşen gövdesi ve onu tamamlayan klipsi ile kullanıcılara konforlu ve şık yazım imkanı sağlıyor.
963
Maden ve Plastik Sanayi Anonim Şirketi, 18 Aralık 1963 tarihinde İstanbul’da kuruldu.
Şirketin kuruluş sermayesi 1.000.000 (bir milyon) Türk Lirasi kiımetindeydi.
Şirket, 1964 yılından itibaren Bahçelievler, Eski Londra Asfaltı üzerindeki kendisine ait fabrika binasında SCRIKSS markalı tükenmezkalem üretimine basladı SCRIKSS, Ispanya’nın Katalonya bölgesinde konuşulan Katalanca dilinde, yazmak anlamına gelen ‘Scribir’ sözcüğünden türetilmistir. Buradan da anlaşılacağı gibi Scrikss, İspanyol kökenli bir kalem markasıdır.
1939’da sona eren Ispanyol Iç Savaşı esnasında, Ispanya’nın Albacete kentinde dolmakalem üretimine başladığı bilinen Scrikss, 50’li yılların sonunda isim hakkını bir Isviçre firmasi olan Mowe S.A.’ya sattı. 1963 yılında ise, bu kez Mowe firmasi, Scrikss markası ile ilgili tüm haklarını, Türkiye’de Scrikss Maden ve Plastik Sanayi AŞ’ne devretti.
1966
Ilk Türk dolmakalemi 1966 yılında Scrikss markası altında üretildi. 17 kod numaralı bu kalemin ucu dışında tamamı yerli üretimdi. Ilerleyen yıllarda, Scrikss AS. ‘ilk’lerin öncüsü olmayı sürdürmüştür.
Scrikss’in kuruluş manifestosunda nitelik ve tüketici haklarına saygı ön sırayı almaktaydı. Bu nedenle, ilk dolmakalemin üretimi ile birlikte, Scrikss markalı dolmakalemlere bir yıllık kullanım garantisi verilmeye baslandı.
1968
968 yılında, Türk halkının günümüze dek neredeyse tüm ofis masalarının üzerinde görmeye alışkın olduğu masa takımı ve stiloforu üretildi: Aynı yıl, yine bir başka büyük Ispanyol firması olan INOXCROM ile işbirliğine gidilerek, günümüzde baziıarı halen Scrikss ürün kataloğunda yer alan 33, 44 ve Krom gibi tükenmezkalem modellerinin seri üretimine geçildi. Bu tükenmezkalemlerin ortak özelliği içlerinde dev hazneli bir refil bulunmasıydı Scrikss 1971 yılından itibaren bütün tükenmezkalemlerde dev refil kullanmaya başladı.
1974
1974 yılında, bu kez bir Fransiz markası olan Waterman ile Scrikss’in buluşması gerçekleşti. Madame Waterman adıyla tanınan Waterman’in dünyaca ünlü patronu Francine Gomez, Jif-Waterman dolmakalemlerinin Türkiye’de üretim lisansını Scrikss’e verdi.
Jif-Waterman dolmakalemleriyle birlikte Scrikss Türkiye’de bir ilki daha gerçeklestirdi ve Waterman dolmakalem kartuşlarıyla Waterman dolmakalem mürekkebinin imâlatina başladı.
Scrikss’in bu dönem ve takibeden 15 yıl boyunca medyadaki reklamları Ilancılık Reklam Ajansı tarafından yapıldı. Türkiye çapında genel satış distribütörlüğünü ise Sark Gülü firması gerçeklestirdi.
1976
1976 yılından itibaren bütün Scrikss kalemlerine 1 yiı kullanım garantisi verilmeye baslandı.
1982
1981 yılında Scrikss AS, tamamen paslanmaz çelikten üretilmiş ‘Fine Liner 22’ ince uçlu yazı kalemini piyasaya sürdü.
1982’de Scrikss çok önemli bir ilke daha imza atti: Tüm Scrikss ürünlerine Ömür Boyu Garanti verilmeye baslandi. Buna göre bütün Scrikss kalemleri, üretim yaşlarina bakılmaksızın mekanik arızalara karşı garanti kapsamına alınmıştı. Dönem gazetelerinin tüketici köşeleri, Scrikss’e yazılan övgü mektuplarıyla doluyordu…
1984
1984 yılında, Scrikss Amerika’nın en büyük kalem firması AT.Cross Ltd.’in Türkiye temsilciliği ve distribütörlüğünü aldı. Bu anlaşmanın ardından Waterman’la olan distribütörlük anlaşması karşılıklı olarak feshedildi.
1989
1989 yılında Scrikss, Türkiye’deki 25.yılını 400 bayi ve eşleriyle birlikte, o tarihte yeni açilan Silivri Klasis Otel’de kutladı.
Scrikss’in 25.yılı başında “…ve insan yazıyla var.” kampanyasıyla tanıtıldı. Kampanya ATT Reklam Ajansı tarafından gerçekleştirildi.
Aynı yıl, Türkiye çapında ilk kez bir kalem tasarım yarışması Scrikss AS. Tarafından düzenlendi. Yarışmanın galibi genç tasarımcı Ümit Altun oldu.
Altun’un tasarladığı masa takımının seri üretimine geçme asamasına gelindiği halde, 1991’de yürütülmekte olan toplu sözleşme görüşmelerinin anlaşmayla sonuçlanmaması, akabinde dört ay süren bir greve gidilmesi nedeniyle proje sonuçlandırılmadı.
1993
1993 yılı Scrikss için yurtdışına açılma yılı oldu. Kaliteli yazı araçları dalında Hollanda’da kalite ödülünü kazanan Scrikss, Frankfurt ve Moskova fuarlarına katılarak Türkiye’yi başarıyla temsil etti.
1998’de ilk versatil 0,7 kurşun kalemi üretildi:
1999
1999 yılında, genç tasarımcı Kunter Şekercioğlu, Scrikss için bir ilke daha imza attı ve dünyanin ilk masa üstü rollerball kalemini tasarladi.
2002
2002 yılında Scrikss kalem fabrikası Bahçelievler’den ayrılarak, İkitelli’deki yeni adresine taşındı.
16 Ağustos 2002 tarihinde Scrikss AS. Nin ödenmiş sermayesi 531.000 TL’ye çıkarıldı.
2007
2007 yılında, tekstil sektöründen Oskar grubu Scrikss A.S.'nin %50 hissesini alarak şirkete yeni bir ivme kazandırdı. Aslında Scrikss'te 3. kuşak olarak da nitelendirilebilecek bu yeni oluşumla, şirket gelecekteki hedeflerini büyüttü.
Cross ve Inoxcrom markalarının yanısıra dünyaca ünlü koleksiyon kalemleri markası Tibaldi de SCRİKSS’in Türkiye’de temsil ettiği markalar arasına katıldı. Italyan asilli Aquila ailesine ait olan Tibaldi, Pele, Smart, Bentley, the DaVinci Code, Mercedes Benz, Jaguar gibi markaları koleksiyon kalemlerini lisansli olarak ve sınırlı sayıda üretiyor.
Bu dünya kalem markalarının dışında Scrikss, Greenwitch ajandaları ve not defterleriyle birlikte ingiliz Travel Blue markalı yolculuk malzemelerinin de Türkiye distribütörlüklerini aldı.
2008
2008 yılının başından itibaren Istanbul Ikitelli'deki Oskar binasina yerleşen Scrikss A.S. ürün kataloğuna çesitli ofis ve kirtasiye malzemelerini katarak yelpazeyi genişletti.
Tasarımcı Hülya Papuççuoğlu ile anlaşarak Katre-i Zer masa seti ve deri sümen takımını geliştirdi. Ice, Promatic, Scrikssimo gibi mekanik kurşun kalemler, Duopen, Fluorescent gibi markörler ve Proxi, Hybrid gibi son teknoloji ürünlerini, City gibi ofis araç ve gereçlerini ürün spektrumuna katarak kırtasiye ürünleri ihracatı alanında iddiali bir konuma geldi.
2008 yılında Scrikss Maden ve Plastik Sanayi AŞ. olan şirket ünvanını SCRIKSS KALEM KIRTASİYE ve OFİS MALZEMELERİ AŞ: olarak değiştirdi.
2009
Scrikss'in 45.yılı yeni bir dönemin başlangıcı oldu:
2009 yılından itibaren SCRIKSS özel deri aksesuarlarının tasarım ve üretimini başlattı.
2009 yılının Ocak ayında, Frankfurt’ta her yıl düzenlenen Paperworld Fuarı’nda yeni ürünlerini başarıyla sergiledi. Katre-i Zer masa kalemi fuarın en prestijli yeri, "TRENDS" alanında sergilendi.
Aralık ayında, 45.yıl anısına sınırlı sayıda üretilen ilk Scrikss koleksiyon kalemi 1964, İstanbul-Gayrettepe'deki Point Hotel'de düzenlenen bir toplantıyla basına tanıtıldı.
2010
ScrikssOffice markası tescil edildi.Scrikss artık ikinci markası olan ScrikssOffice adı altında, markör, mekanik kurşun ve tükenmez kalemler, silgi, çeşitli ofis kırtasiye malzemelerini uygun fiyat fakat aynı Scrikss kalite ve garanti anlayışıyla Türkiye ve dünya pazarına sunmaya başladı.
NoteLook by Scrikss markası doğdu. Scrikss grafik tasarım ekibi tarafından özel olarak tasarlanan not defterleri seçkin kırtasiye mağazalarının raflarında önemli yer buldu ve özellikle genç tüketici tarafından yoğun ilgiyle karşılandı.
Tasarımcı Melis Göral tarafından tasarlanan Scrikss kol düğmeleri koleksiyonu, giderek gelişmekte olan Scrikss deri ürün koleksiyonunun yanında kendisine yer buldu.
2011
Scrikss, dünyaca ünlü 130 yıllık Alman KAWECO kalemlerinin distribütörlüğünü aldı. Türkiye’de önceden iyi bilinen KAWECO markası, kalemde yılların nostaljik tasarımını modern bir çizgiyle sentezleyerek çok nitelikli ve çekici yazı araç gereçleri üretiyor. KAWECO kalemleri de diğer tüm Scrikss ürünleri gibi, Scrikss garantisi altında satışa sunuldu.
Kalem koleksiyonuna kattığı Venus, Honour, Pera, Oscar, Noble gibi şık kalem serileriyle Scrikss, dünya üzerinde kırka yakın ülkede satılma başarısı yakaladı.
2012
Taşınabilir tablet bilgisayarlar ve android cep telefonları için özel TOUCH-PEN modeli piyasaya sürüldü.
Scrikss koleksiyonunda çok işlevli TRIO 93, ScrikssOffice’te ise yine çok işlevli TRION modelleri piyasaya sürüldü.
2010 yılında sekiz çeşitle başlanan NoteLook defterlerinin model sayısı yirmidört oldu.
Mekanizmalı kurşun kalem alanında da söz sahibi olmaya başlayan Scrikss, 2mm uç kalınlığındaki GRAPH-X modelinin gördüğü ilgi üzerine GRAPH-X 05 ve GRAPH-X 07 modellerini piyasaya sürdü.
STAEDTLER "Promosyon Ürünleri Hediyelik Ödülü 2.013" aldı
STAEDTLER bizim FIMO kil modelleme özel ödül "Promosyon Hediyelik Ödülü 2.013" ile ödüllendirilmiştir çok gurur duyuyor.
Promosyon Hediyelik Ödülü onur mükemmel derecede modern, yüksek iletişim promosyon ürün ihtiyaçlarını karşılayan ürünler. 2002 yılında tanıtılan, Promosyon Hediyelik Ödülü (PGA) Köln, WA Yayıncılık tarafından her yıl yapılmaktadır yenilikçi ve geleceğe yönelik promosyon ürünleri, ayırt kurulmuş, uluslararası bir yarışma. Bu iletişim ödül promosyon ürünleri dalında benzersizdir.
UNI-BALL
Yenilikçi uni-ball teknolojisi ile daha iyi, daha rahat yazın
Tarzınıza uygun şık tasarımlar
Mitsubishi Pencil' da, herkesin farklı ihtiyaçlarını karşılamak için Kalite, Tasarım ve Teknoloji & Yenilik her zaman en yüksek standartlardadır. İster çalışan olun, ister öğrenci, uni-ball ürünleri en iyi yazım deneyimini yaşamanız için her zaman her yerde yanınızdadır.
Hayat tarzınız göz önünde bulundurularak geliştirilen, " uni " ürünleri size daima en iyi kalite hizmeti sunar.